Ana sayfa Ekipman İncelemeLensler 18-55 Kit lens ile makro fotoğraf

18-55 Kit lens ile makro fotoğraf

tarafından Güray Dere

Facebook üzerinden tanıştığım Murat Öztürk, 18-55mm kit lensi ters bağlayarak yaptığı makro çalışmalarıyla uzun zamandır dikkatimi çekiyordu. Birçok yerde defalarca söylediğim “zoom lensleri makro çekim için kullanmak iyi bir fikir değildir” ifadelerimi adeta yalanlayan bu başarılı çalışmaları gördükten sonra 18-55 lens ile kendim de bazı denemeler yapma ve bu konuda yazma ihtiyacı hissettim.

Yazı için test çekimlerini tamamladıktan sonra Murat ile konuşurken bir de baktık ki o bu konuda bir yazıyı çoktan hazırlamış. Sağolsun bolca görsel içerik ile birlikte aynen bana yolladı ve buradan paylaşıma sunuyoruz. İçerik olarak sadece 18-55 lens ile sınırlı kalmayan, doğal ışık, flaş kullanımı, focus stacking ve diğer teknik konulara değinen tek taşla çok kuş vuran bir yazı olmuş. Kendisine teşekkür ediyorum ve sözü ona bırakıyorum:

Not:Murat’ın yazısından sonra konuyla ilgili benim de bazı notlarım ve örnek çekimlerim olacak.

Kit lens ile makro

Murat Öztürk

Canon kit lens ile makro çekim – Murat Öztürk

Kit lensler genelde işe yaramaz olarak görülebiliyorlar. Ancak doğru ışık ve teknik kullanıldığında bu lensler ile iyi sonuçlar almak imkânsız değil. Ben 18-55 lensimi ters bağlayarak güzel makrolar elde ettim ve çevremden gelen sorulardan sonra bu yazıyı yazarak bilgilerimi paylaşmak istedim. Makroya yeni başlayanlar, makro lensi olmayanlar veya alamayanlar için basit yöntemler kullanarak 18-55 kit lensleri ile nasıl kaliteli makrolar çekilebileceğini, araştırmalarıma ve kendi geliştirdiğim yöntemlere dayanarak anlatmaya çalışacağım. Aslında işe yaramaz diye bir şey yoktur ( arada istisnalar olabilir 🙂 ) sadece doğru ışık, güzel kompozisyon ve sabır gerekli. Bunlar bir arada olduğunda 18-55’le bile düz veya ters fark etmez, güzel kareler çekilebilir. Örnek fotoğraflar…

Atmaca Güvesi (Canon 600d+18-55 %50 crop )
Atmaca Güvesi (Canon 600d+18-55 %50 crop )
Salyangoz ( Canon 600d+18-55)
Salyangoz ( Canon 600d+18-55)

Şimdi “18-55 kit lensimizi ters bağlayarak dâhili flaşı veya harici bir ışık kaynağını kullanarak nasıl kaliteli makrolar çekilebilir?” sorusunu cevaplamaya çalışacağım. Onun öncesinde bazı önemli noktalara dikkat etmek gerekiyor bunları sıralayacağım.

  • Diyafram ayarı: 18-55 kit lensinde manual diyafram ayarı olmadığından, diyafram değerini kaça ayarlarsak ayarlayalım lensi makineden sökerken diyafram en açık haline geri döner. Bu da ters bağlantıda çok ince bir net alan derinliği oluşturur. Bunun için diyaframı istediğimiz konuma getirdikten sonra diyafram ön izleme tuşuna ( Canon’da lens çıkarma tuşunun yanında Nikon’da veya diğer makinelerde var mı bilmiyorum) basılı tutarak lensi çıkarmamız gerekiyor. Lensin içine baktığımızda diyafram bıçaklarının ayarladığımız konumda kaldığını göreceğiz. Daha sonra ters bağlantı aparatı ile lensi makineye bağlayıp çekime hazır hale getiriyoruz.
  • Işık: Işık her fotoğraf için en önemli etkendir. Makro çekimlerde ışığı doğru kullanmak en güzel sonuçları elde etmemizi sağlayacaktır. Bunun için flaş veya başka ışık kaynakları ile çekim yaparken ışığı difüze etmemiz, yani sert ışığı yumuşatmamız gerekmekte. Aksi takdirde kompozisyon güzel olsa bile obje üzerindeki ışık patlamalarından dolayı fotoğraf basit gözükecektir.
  • Titreşim: Titreşimin fotoğrafa etkisini hemen herkes bilir. Makro çekimlerde yüksek büyütmelere çıktığımız için titreşim büyük bir sorun oluşturuyor. Ben flaşlı çekimlerde titreşimin çok büyük bir etkisini görmedim.1/200 enstantane ile flaşlı çekimde titreşim sorun olmuyor ama yine de kumanda ile çekim yapmakta fayda var çünkü kadrajda meydana gelebilecek bir oynama yüksek sayıdaki çekimlerde(focus stacking) tüm emeklerimizin boşa gitmesine neden olabiliyor. Doğal ışık ya da bir masa lambası kullanılarak yapılan çekimlerde, ışık yetersiz gelebilir ve çok düşük enstantanelerde çekim yapmak zorunda kalabiliriz. Bu yüzden sağlam bir tripod ve uzaktan kumanda kullanmamız gerekir. Bunlara ek olarak makinenin ayna hareketinden kaynaklanan titreşim de vardır. Bazı çekimlerde 3sn, 5sn hatta daha düşük hızda çekim yapmak zorunda kalabiliriz, bu da aynanın hareketi sırasında en ufak titreşimin fotoğrafa etki edebileceğini gösterir. Bunun için makinemizin ‘’Mirror Up’’ yani ayna kaldırma özelliğini kullanabiliriz.

Ters bağlantıda yüksek büyütmelerde çekim yaparken konuya çok yaklaşmamız gerekebiliyor. Normal bir flaş patlaması ile objenin karanlık olduğunu görebiliriz, nedeni ışığın lense çarpması ve konunun gölgede kalması. Harici bir flaşımız varsa ona uygun bir difüzör yaparak ışığı yukarıdan istediğimiz noktaya düşürmemiz daha kolay olabilir. Ancak harici bir flaşımız yok ise makinenin flaşını kullanmak istersek yine basit yöntemler kullanarak yapılacak bir aparat ile ışığı lensin önüne düşürmek mümkündür. Ben ilaç kutusundan yaptığım basit düzeneğin fotoğraflarını aşağıda göstereceğim. Elinizde bulunması gereken sadece bir alüminyum bant. Diğer kısımlarında hangi malzeme kullanılacağı tamamen sizin hayal gücünüze kalmış bir şey. İstediğiniz şekilde tasarlayabilirsiniz.

Flas1

Görüldüğü üzere aparatın içini alüminyum bant ile kapladım. Uzunluğu 16 cm çapı ise 3.5-4 cm kadar. Bu ölçüyü flaşa uygun olarak ayarlamak gerekir. Bir diğer önemli nokta ise uç kısmının düz değil de aşağı doğru bombeli olması. Bu şekilde ışığı lensin önüne daha iyi iletmiş oluyoruz.

Flas2

Fotoğrafta görüldüğü üzere el yapımı basit bir aparat ile flaş ışığını istediğimiz gibi yönlendirmeyi başardık. Ancak halen sorunlar devam etmekte. Işık yukarıdan indiğinden çektiğimiz böceğin üst tarafı aydınlık, alt bölgeler karanlık kalabiliyor. Bunun için birkaç çözüm ürettim. Gerekli olan sadece bir alüminyum folyo. 🙂

Flas3

Alttan ve yanlardan alüminyum folyo ile kapatarak ışığın içeride yayılmasını sağlıyoruz, böylece tüm bölgeler aydınlanmış oluyor. Bir diğer önemli nokta ise difüzör. Üstteki fotoğrafta görüldüğü gibi, ışığın çıktığı yeri saydam, beyaz objeler ile kapatarak obje üzerindeki ışık patlamalarının önüne geçiyoruz. Bunlar beyaz pet bardak, veya yumuşak süngerimsi maddeler olabilir. Bunlar en basit yöntemler, siz daha farklı tasarımlar yapabilirsiniz.

Flas4

Arka plan rengini ayarlama

Her şey güzel ancak arka plan hep böyle karanlık mı olacak? Onun çözümü çok basit, yapmamız gereken sadece arka plana istediğimiz renkte bir obje yerleştirmek. Bunu yaparken bazı önemli noktalar var. Örneğin 55 mm de yaptığımız çekimlerde arka plana yerleştirdiğimiz obje biraz geride olsa da istediğimiz rengi alabiliyoruz ancak daha düşük mm de (18mm-24mm) yaptığımız çekimlerde arka plana yerleştireceğimiz obje, çektiğimiz objeye daha yakın olmak zorunda. Bunu birkaç deneme çekimi yaparak ayarlayabiliriz. Ayrıca arka plana yerleştireceğimiz obje ile ışığın bir kısmının dışarı kaçmasını da engelliyoruz.

Ornek1

Not: Rengi ayarlarken fotoğrafa daha güzel bir etki oluşturması için, arka plandaki objeyi çapraz yerleştirerek veya başka bir ışık kaynağı ile bir kısmına ışık tutarak, yukarıdaki fotoğraftaki gibi tek renk yerine, daha yumuşak renk geçişleri elde ederek daha hoş fotoğraflar çekebiliriz.

( Deneme çekimlerinde kullandığım süne böceği ölü olarak bulunmuştur. Ben böcekleri bahçe serasından buluyorum, genelde yeni ölmüş ve renkleri canlı olanlardan seçiyorum. )

3 ayrı çekim yaptım 55mm, 24mm ve 18 mm’de büyütme oranlarını görmemiz açısından fotoğrafların son hallerini paylaşıyorum.

Shieldbug1
55mm de 9 fotoğraftan oluşmaktadır. 24 mm 40 kareden oluşmaktadır.
Shieldbug2
24 mm 40 kareden oluşmaktadır.
Shieldbug3
18mm 45 kareden oluşmaktadır.

Gözlemlerime göre en keskin sonuçlar 24-35 mm aralığında alınıyor. 50-55 mm de çekim yaparken netleme halkasını çok hassas bir şekilde kaydırmamız gerekiyor. Yoksa kare atlama sorunuyla karşı karşıya kalabiliyoruz. 24 mm çekiminde sırt bölgesini tam olarak netleyemedim. Böceğin kafası aşağıya doğru eğimli olduğundan çekime önce kafadan başladım ve sırt kısmına geldiğimde netleme halkası sona dayandığından uç kısmı netleyemedim. Bu sorunlardan aşağıda bahsedeceğim.

Ters bağlantıda lensin teknik özellikleri

Ters bağlantıda mm küçüldükçe büyütme artıyor yani en yüksek büyütmeyi 18 mm’de alıyoruz. Tabi çekim mesafesi de azalıyor, objeye 4-5 cm kadar yaklaşmak zorunda kalabiliyoruz. Ayrıca focus stacking yapıyorsak 18mm demek daha fazla fotoğraf demektir. 50-55 mm’de 10-20 fotoğraf çekerek tamamlayabiliyorken, 18-24 mm’de 40-60 (çekime göre değişiyor) fotoğrafa kadar çıkıyor. Bunu lensin netleme halkası ve objeyi yerleştirme biçimimiz de etkiliyor aslında. Eğer ki hassas ray veya körük varsa daha fazla çekim yapabiliriz, çünkü netleme halkası bir yere kadar netliyor ve bunu ayarlamak bazen çok sinir bozucu olabiliyor. Çekime başlamadan önce bunların iyi ayarlanması gerekiyor objenin konumu vs. gerekirse deneme çekimleri yaparak ayarlamakta fayda var.

Lensin avantajlarından birisi dediğimiz gibi netleme halkasını kullanabiliyor olabilmemiz. Yalnız netleme halkası bir noktaya kadar izin veriyor o yüzden çekime bize en yakın noktadan başlamamız daha iyi. Çünkü geriden başladığımızda, böceğin gözlerine gelmeden netleme halkası sona dayandığında tüm çekim boşa gitmiş olur, tabi hassas ray kullanırsak bu durumla karşılaşmayız. Bir diğer avantajı ise uzatma tüpü kullanmadan 18 mm’de yüksek büyütmelere çıkabiliyor olmamız, ayrıca 55 mm’de normal bir kelebeği kadraja sığdırabiliyor olmamız lensin avantajları.

Dezavantajlarına gelirsek 18-55 mm bir zoom lens olmasından dolayı, içerisinde bolca optik eleman barındırıyor. Bunun keskinliğe etkisi tabi ki olumsuz oluyor. Bu lenslerden prime lenslerdeki gibi üst düzey keskinlik beklememek gerekiyor. Ancak uzatma tüpü vs kullanmadan büyütmeyi lensten ayarlayabilmemiz yeni başlayanlar için avantajlı. Daha fazla detay istiyorsak bir prime lens veya agrandizör lenlerinden almamız gerekiyor. Bunlara ek olarak uzatma tüpü, hassas ray veya körük almamız da gerekiyor. Ben daha önce bir başlangıç seviyesindeki agrandizör lensi ile 50mm 1.8 ve 18-55 lenslerini ters bağlayarak deneme çekimleri yapmıştım. Sonuçlarda 18-55 keskinlikte çok geride kalmıştı. 50mm 1.8 ile Rogonar 50 mm Agrandizör lensi merkezde hemen hemen aynı keskinlikte olmalarına karşın köşelerde Rogonar’ın ezici üstünlüğü olmuştu.

Çekim Aşaması

Bu teknik özelliklerden sonra şimdi çekim aşamasını konuşalım. Çekim sırasında ne gibi zorluklarla karşılaşabiliriz tecrübelerime dayanarak anlatmaya çalışacağım. Öncelikle makinenin dâhili flaşı ile çekim yapmanın bazı zorlukları olabiliyor.

  • Çekeceğimiz objenin her tarafını kapattığımızdan ortam karanlık olacak, objeyi vizörden veya başka şekilde göremeyebiliriz. Bunun için bir masa lambasından yardım alabiliriz. Makinenin live view özelliği ile görüntüyü ekrandan seyrederek netlemeyi, kadrajı daha kolay ayarlayabiliriz.
  • Dâhili flaş kullandığımızda, ışığın şiddetini ayarlamamız zor olabiliyor. Diyafram f11 gibi bir değerde çekim yaptığımda, flaş ışığının yetersiz geldiğini gördüm. Ya da tam tersi açık diyaframlı çekimlerde patlamalar oluşuyor. Bunu, aparatı çektiğim böceğe yaklaştırıp veya uzaklaştırarak çözmeyi başardım ancak f11 de keskinliğin iyi olmadığını söyleyebilirim. O yüzden f7-9 gibi değerlerde çekim yaparak daha iyi sonuçlar almak mümkün.

Peki focus stacking uygulayacaksak netlemeyi nasıl yapmamız gerekiyor?

Stack yapılacaksa çekime objenin en uç noktasından başlamamız gerekiyor. Örneğin bir arı fotoğrafı çekecek isek arının bize en yakın olan yeri antenleri ise, antenin ucundan başlayarak geriye doğru yapmamız gerekiyor. Ben netleme halkasını en sola çevirip, objenin benim tarafımdaki en uç noktasını netledikten sonra, halkayı sağa doğru çevirip nereleri netlediğime bakıyorum. Eğer ki kadraj, netleme alanı vs. istediğim gibiyse hiç oynama yapmayıp. Halkayı tekrar en sola çevirip çekime başlıyorum. Aslında bu durum lensin mm değeri değiştiktçe değişiyor. 18mm için bu şekilde oluyor ama 35 mm de bu kez en sağa alıp sola doğru netleme yapıyorum. Bu durum çekimde ayarlamalarda biraz zorluk çıkarıyor. Deneyerek uygun şekli bulabilirsiniz. Çekimde her bir adım çok hassas olması gerekiyor. Biraz el pratiği geliştirdikten sonra sorun kalmıyor. İlk çekimlerde her zaman kötü sonuçlar alınır dert etmeyin 🙂

Doğal Işıkta Çekim

Doğal ışıkta çekim yapmak benim daha çok hoşuma gidiyor. Ancak bunu istediğimiz zaman yapamıyoruz. Canlı böceklere yaklaşmak zor olabiliyor, özellikle güneşin en kuvvetli olduğu zamanda çekim yapmak zor olabilir, ayrıca sert güneş ışığı istenmeyen ışık kırılmalarına neden olabilir. O yüzden sabah erken saatlerde ya da akşama doğru böceklerin konakladığı zaman çekim yapmak daha kolay. Bunun da bazı zor yanları olabilir örneğin rüzgârlı havada stack yapmak çok zor. Ben doğal ışıkta 18-55 ile çektiğim bazı fotoğraflarımı aşağıda paylaşacağım.

Hoverfly
(Doğal ışık) 12 kareden oluşan bir sinek.
Dungfly
15-20 kareden oluşan bir sarı sinek. (doğal ışık)
Ladybug
(Doğal ışık) uğur böceği 11 kare
Coleoptera
Yumurtalarını bekleyen bir böcek (doğal ışık 10-20 kare arası çekim)
Kelebek
Bir yaprak üzerinde konaklayan kelebek. (doğal ışık 10-20 kare arası çekim)

Bunların haricinde bir de masa lambası kullanarak yaptığım çekimler var. Bu çekimlerden iki örnek gösterip dikkat etmemiz gereken yerleri açıklayacağım.

Ari

Örnekteki fotoğrafı masa lambası kullanarak çekmiştim. Dikkat ederseniz üzerinde ışıktan kaynaklanan patlamalar görülebiliyor. Nedeni ışığı direkt olarak böceğin üstüne yansıtmamdı.
İkinci bir fotoğrafa göz atalım;

Ari2

Bu fotoğrafı da aynı masa lambasını kullanarak çekmiştim. Ancak bu çekimde lambanın önüne ışığı difüze edecek bir malzeme koymuştum. Soft box çadırınız varsa böyle bir fotoğraf çekmek çok kolay. Eğer yok ise kendiniz de yapabilirsiniz. Çekimin kamera arkasını da paylaşacağım belki yararı dokunur.

AriCekim

Ben tek lamba kullandım ama iki lamba ile sağdan ve soldan aydınlatılarak daha iyi sonuçlar elde edilebilirdi.

Kısacası tüm çekimlerde ışığı kullanırken dikkat etmemiz gerekiyor. Bunu sadece bu konuda değil tüm çekimlerimizde uygulamalıyız. Çekimlerde kullandığım exif bilgilerimi de paylaşmadan konuyu sonlandırmak istemiyorum. Flaşlı çekimlerde her zaman iso 100, diyafram f7-9 arası. Doğal ışıkta iso’yu 400’e kadar açtığım zamanlar oluyor. Genelde ışık yetersiz ise açmak zorunda kalıyorum. Doğal ışıkta canlı böcek çekimleri yaptığımdan, çok düşük hızda çekim yapmak zor oluyor. Ev ortamında masa lambası ile çekimlerde ise iso 100 ve yine f7-9 arası diyafram kullanıyorum. Enstantane ise çok düşük değerlerde olabiliyor. (0.8 sn. 3 sn. vb.) Sonuç olarak pahalı ekipmanlara gerek kalmadan amatörce elimizdekileri kullanarak tatmin edici makrolar çekebiliriz. Ben bir amatör olarak bilgilerimi sizlerle paylaşmak istedim. Özellikle yeni başlayanların elinde bu ve buna benzer kit lenslerin bulunması ve bunların aslında işe yaramaz lensler olmadığını göstermek istedim. Umarım yardımcı olmuşumdur. Tüm makro severlere selamlar ışığınız bol olsun 🙂

Çekim arkası

Doğal ışık çekimlerinden

Flaşlı çekimlerden

Masa lambalı çekimlerden

Murat Öztürk,

Facebook: https://www.facebook.com/murat.ozturk.712 (tercih edilen iletişim biçimi)

Email: [email protected]


Pentax kit lens ile makro çekim – Güray Dere

Murat’a tekrar teşekkür edip biraz da ben birşeyler eklemek istiyorum. Yazı zaten eksiksiz bir anlatıma sahip, ben sadece biraz daha örnek göstereceğim.

Murat bu örneklerde Canon 18-55 lens ve Canon 600D gövde kullandı. Ben de farklı bir sistemde Sony A7II gövde ve Pentax 18-55 kit lens kullanarak bazı testler yaptım. İki sistemin özellikleri az çok farklı. Mesela Murat diyafram ayarı için Canon’da gövdeden işlem yapıp sonra lensi çıkarıp kullanıyor. Benim lensimde ise diyafram mandalı var ve bunu bir şekilde sıkıştırarak ortalama bir ayar yapmam gerekiyor. Seçtiğim diyaframı tam olarak bilememiş oluyorum.

Yine yan donanım olarak Murat henüz hassas ray kullanmadığı için lensin odak halkasını kullanarak focus stacking işlemini yapıyor. Bu uygulama çok zahmetli ve netleme aralığı sınırlı olduğu için dikkatli kullanılması gerekiyor. Adım boyunu hesaplayamıyoruz, göz kararı oluyor. Buna rağmen Murat çok iyi bir iş çıkararak net olmayan bölge bırakmadan çalışabiliyor. El alışkanlığını geliştirmiş. Ben daha şanslıyım, mikrometreli Newport düzeneği ile kolay çalışabiliyorum.

Sadece sürekli ışık ile çalışıyorum, flaşlı çekim yapmıyorum. Çekimde kullandığımız tekniğin bir farklı yok. Yumuşak aydınlatma, hassas adımlama… Bundan ibaret.

Pentax 18-55 kit lens

Testte kullandığım lens 5 yıldır yatıyor. Neredeyse sıfır kilometre. Zoom lenslerle kişisel bir sorunum olmalı ki bunu sadece ilk makinam olan Pentax K-x’i aldığım zaman birkaç hafta kullanmış, sonra prime lenslere geçmiştim.

Lensin tam adı Pentax DAL 18-55mm 1:3.5-5.6. APS-C sistem için üretildiği için full-frame desteklemiyor. Ben bunu ters bağlı kullanacağım için full-frame’de ne yapacak bilmiyorum. Kenarlarda bozulma, yani netlik kaybı zaten bekliyorum. Bakalım kararma olacak mı?

Diyafram ayarı mandal ile gövdeden yapılıyor. Lensin üzerinde diyafram halkası bir çok modern lenste olduğu gibi malesef bulunmuyor. Bu yüzden lensin diyafram mandalına bir kürdan sıkıştırarak diyaframı ortalama bir değer olan f8 civarı bir konuma getirmeye çalıştım. Genellikle f8 civarında her lens iyi çalışır. Büyütme arttıkça diyaframı biraz daha açmak gerekir ama burada öyle bir hassasiyette çalışamıyor olacağım.

18-55_Gear_2
Kürdan ile tutturulmuş diyafram mandalı

Lensi Olympus 65-116 teleskobik tüp üzerinde kullandım. Benim standart parçam olması dolayısıyla zaten bağlantıya hazırdı. Tüp boyunu minimum değer olan 65mm’de tutarak çalıştım. Mikroskobik büyütme seviyelerine çıkmak istemiyorum. Lense zaten zor bir görev veriyoruz, daha da fazla üzmeyelim.

18-55_Gear
Olympus 65-116 tüp üzerinde ters bağlı 18-55 kit lens

Ters bağlı 55mm

Çekimde doğal ışık kullanıyorum. Pencereden giren gün ışığı beyaz bez ile difüze edilerek geyik böceğimizin baş kısmını aydınlatıyor. 55mm testinde konforlu bir çekim ortamı oluşuyor. Büyütme değeri tüm ayarların kolaylıkla yapıldığı, fotoğrafçıyı hiç zorlamayan 2.5X değerinde.

55mm değerinde 2.6X büyütme
55mm değerinde 2.6X büyütme

Işık biraz yetersiz kaldığı için pozlama süresi 4sn. Fakat hiç önemli değil, uzun pozlamadan hiç çekinmiyorum. Kaliteyi bozmamak için ISO yükseltmiyorum ve ISO 250 ile devam ediyorum. Toplam 29 çekimde böceğimizin derinliği tamamlanıyor.

İlk bakışta gayet iyi görünüyor. Beklediğim sonuçtan daha iyi diyebilirim. Ama daha önceden Murat’ın fotoğraflarını gördüğüm için çok da şaşırmıyorum. Biliyorum ki kit lens ile makro çekilebiliyor!

55mm için merkez bölgeden crop
55mm için merkez bölgeden crop

Biraz daha yakından inceleyelim. Merkez bölgeye dikkatli baktığımızda yüzümüz gülüyor. Kit lens merkezde gerçekten başarılı. Hiçbir eksiği yok gibi görünüyor. Renkler, keskinlik herşey yerli yerinde. Kenar bölgelere de bakmamız lazım.

55mm değeri için kenar çözünürlüğü
55mm için kenar bölgeden crop

İşte buraya bakınca lensten yükselen inlemeleri duyar gibi oluyorum. 18-55 kenarlarda çok zorlanıyor. Fakat haksızlık etmek de istemem, çünkü lens APS-C makinalar için imal edilmiş. Full-frame’de kenarlarda dağılması çok normal. Bu fotoğrafı 1.5X oranına denk gelecek şekilde crop’lasam bozulmayı bu kadar farketmeyeceğiz. Bu lenste 55mm değeri full-frame için hiç uygun olmadı.

Ters bağlı 18mm

Şimdi de sıra lensin sınırlarını zorlamaya geldi. 18mm’ye getirip çekimi tekrarlayacağız. Kırınım bozulmasını biraz azaltmak için diyaframı küçük bir miktar açmaya çalışıyorum çünkü elde edeceğimiz büyütme 65mm tüp ile tam 6.5X değerinde olacak! Üst lige çıktık, normalde mikroskop lensleri kullanmayı gerektiren bölgedeyiz.

Büyütme arttığı için ışık ihtiyacımız da arttı. Pozlama süremiz 8sn’ye yükseldi. Yine umursamıyorum. Bu şekilde 40 adet çekim yaparak işlemi tamamlıyorum.

GeyikBocegi-18mm
18mm değerinde 6.5X büyütme

Lens yine iyi iş çıkarıyor. Bir mikroskop lensi gibi olmasa da temiz bir fotoğraf ortaya çıktı. Bu sefer bu kadarını beklemiyordum. Merakla merkez ve kenar bölgelerde detay incelemesine geçiyorum:

GeyikBocegi-18mm-Crop1
18mm için merkez bölgeden crop

Merkez bölge yine beklendiği gibi temiz ve keskin görünüyor. 55mm değerine göre bir miktar soft kalması ise son derece doğal. Kenarlara bakalım:

GeyikBocegi-18mm-Crop2
18mm için kenar bölgeden crop

İşte şimdi oldu! Büyütmenin artmasıyla belli ki lensin güçlü merkezi optiklerinden daha fazla yararlanıyoruz. Kaliteli görüntünün bulunduğu bölge bu sefer full-frame sensörü doldurmuş görünüyor. Kenarlarda bozulma göremiyorum. Kit lens beni şaşırtmayı başarıyor.

Sonuç

Sonuç olarak bu testler dışında kit lensi tekrar bir makro çekim için kullanacağımı sanmıyorum. Çünkü elimde daha güçlü çözümler var. Fakat şunu diyebilirim ki makro çekime başlamak isteyen birisi “hangi lensi almalıyım?”, “nereden başlayacağım?” soruları arasında kaybolmasın. Neredeyse hepimizde bulunan kit lenslerden biriyle hemen işe başlasın. Her zaman söylediğimiz gibi asıl önemli olan ışık kullanımı ve teknik becerilerin geliştirilmesi. Ve buna hemen şimdi kit lens ile başlayabilirsiniz.

Bunlar da ilginizi çekebilir

5 yorumlar

Bayram 19 Eylül 2015 - 07:50

Gerçekten güzel bir yazı olmuş. Murat Bey’i tebrik ederim. Yeni başlayanlar için çok faydalı bilgiler. Ben de ilk denemelerimi Tamron 17-50mm ile yapmıştım. Elimde daha başarılı fotoğraflar ortaya çıkarabileceğim lenslerim olduğundan artık kit lens kullanmıyorum. Extreme makroda deneyim kazanmak isteyenler, bu iş gerekli olan sabrı gösterip gösteremeyeceğini merak edenler ellerindeki kit lensleriyle işe başlamalılar. Devam kararından sonra agrandizör ve mikroskop lensleri ile çekime geçmek isabetli olacaktır.

Reply
Güray Dere 19 Eylül 2015 - 14:45

Teşekkürler Bayram, yorumlarına aynen katılıyorum.

Reply
Murat Öztürk 19 Eylül 2015 - 19:13

Teşekkürler Bayram bey.. yorumunuza bende katılıyorum kit lens başlangıç için iyi bir seçenek ama daha fazlası için mutlaka başka ekipmanlara geçmek gerekiyor.

Reply
Hakan Uğurlu 20 Eylül 2015 - 23:52

Vakit ayırıp emek harcadığınız için teşekkür ederim. Gerçekten bu tür Türkçe kaynaklar bulmak çok zor. Çok faydalı bir eser olmuş tebrik ederim.

Reply

Yorum bırakın