Ana sayfa Aydınlatma Işığı evcilleştirmek – Makro çekimde iç yansıma ve kontrast sorunları

Işığı evcilleştirmek – Makro çekimde iç yansıma ve kontrast sorunları

tarafından Güray Dere

Uzun zaman önce usta John Hallmen’in kaleme aldığı İsveççe orijinal adı “Att tämja blixten” olan bir makale okumuştum. “Işığı evcilleştirmek” anlamına geliyordu ve flaş kullanımı üzerine birçok ipucu içeriyordu. Bu sefer anlatmak istediğim konu flaş ile ilgili değil ama yazıyı isimlendirirken aynı başlığı kullanacağım: Işığı evcilleştirmek.

Aşağıda bahsedeceğim konular ilk bakışta “sinekten yağ çıkarma”ya benzetilebilir. Ama işin içyüzü öyle değil. Bunlar “farkı yaratan ayrıntılar”, az bilinen püf noktaları.

İç yansıma sorunu

Makro çekimde birçok parçayı bir araya getiriyoruz. Objemizden gelen ışık bu parçaların içinden geçerek sensöre ulaşıyor. Fakat küçük bir sorun var: Sensöre ulaşan ışığın tamamı objemizden mi geliyor? Maalesef hayır! Nerelerde nasıl sorunlar çıkıyor bakacağız ama önce ısınmak için ortaya çıkan olumsuz etkiyi görelim.

İç yansıma sorunu yaşayan bir fotoğraf
İç yansıma sorunu yaşayan bir fotoğraf

Yukarıdaki fotoğraf geçen yıl İrfan arkadaşımızın test için bana gönderdiği lens ve tüp sistemi ile çekildi. Kısa bir incelemeden sonra lensin iyi durumda olduğu, sorunun kaynağının tüpteki iç yansıma olduğu ortaya çıktı. Aynı lensin iç yansımalara karşı önlem alınmış bir düzenek ile verdiği fotoğraf şöyle:

Aynı lens ile çekilen, iç yansıma sorunu çözülmüş bir fotoğraf
Aynı lens ile çekilen, iç yansıma sorunu çözülmüş bir fotoğraf

Böceğin üzerindeki yansıma ile iç yansımayı karıştırmayalım. Bunlar flaş ile çekilmiş test fotoğrafları olduğu için böceklerin parlak yerleri biraz yansıma yapmış. Fakat 2. fotoğrafta siyahların siyah olduğu, detayların daha keskin olduğu görülüyor. Konumuz olan iç yansıma sorunu düzeltilmiş.

İç yansıma kaynaklarını ve çözüm yollarını biraz daha detaylı inceleyelim.

  • Öndeki çevresel ışık

Bir objeye odaklama yaptığımızda sadece kadraj içine giren resim parçasını görüyoruz. Ama kadrajın dışından gelen, sağdan, soldan lensin ön camına çarpan ışıklar var. Bunlar fotoğrafta görünmese de lensin içine giriyorlar. Sensöre değil ama lensin içindeki yüzeylere ya da tüp körük gibi parçaların iç yüzeylerine düşüyorlar. Buradan da yansımalar yaparak sensöre ulaşıyor, çektiğimiz fotoğrafta sislenme, detay kaybı, koyu siyah olması gereken yerlerin gri görünmesi gibi sorunlara yol açıyorlar.

Yansımaya müsait iç yüzeylere müdahale edeceğiz ama önce içeri giren gereksiz ışığı halletmeliyiz.

Çözüm: Parasoley

Lenslerinizde parasoley kullanıyor musunuz? Özellikle tele lenslerde parasoley kullanımı yaygın. Buradaki amaç lensimize sadece konudan gelen ışığı almak. Çevresel ışıkları engellemek. At gözlüğü gibi birşey! Bu at gözlüğünün açısını lensin gördüğü kadraja göre ayarlamak gerek.

Geniş açı lenslerle manzara fotoğrafı çekerken kadrajımız çok büyüktür. Bu lenslere parasoley pek takılmaz. Daha çok yapraksı parçalar bulunur. Çünkü ileri uzanan bir parasoley hemen kadraja girer. Çiçek gibi açılan bir parasoley de biraz komik görünürdü. Tele lenslerde ise baktığımız açı daraldığı için uzun parasoleyler kullanma şansına sahibiz. Gölgelik ileri doğru uzadıkça yandan gelen ışıkların içeri girmesi engellenir. Kontrastı yüksek bir görüntü alırız.

Makroda durum daha ilginç. Telede olduğu gibi oldukça dar bir açıdan bakıyoruz. Uzun parasoleyler kullanma şansımız var. Fakat objeye çok yakınız! Parasoleyi fazla uzatamıyoruz. Uzatırsak çekimde canlıyı ürkütme, önden aydınlatmayı engelleme, gölge düşürme sorunlarımız olacak.

Neyse ki çalışma mesafesi büyütme miktarı ile değişiyor. Ve büyütme arttıkça parasoley tasarımını değiştirme şansımız var.

Yüksek büyütmelerde baktığımız kadraj fiziksel olarak o kadar küçüktür ki lensimizin ön camının kapladığı alandan çok daha küçük bir alanı kaplar. Bunun büyük bir avantajı var. Çevresel ışıkları etkili şekilde kesecek ama objenin aydınlanmasında sorun oluşturmayacak şekilde öne doğru daralan, koni şekilli parasoleyler tasarlayabiliriz.

Agrandizör lenslerini çok kullanıyorum. Bunlar ters bağlı olarak kullanıldığı için bayonet tarafları dışa bakıyor. Ve neredeyse hepsi standart m39 bayonet olduğu için burada büyük bir kolaylığa sahip oluyoruz: M39 uzatma tüpleri!

m39 uzatma tüpünden parasoley
m39 uzatma tüpünden parasoley

Yukarıdaki fotoğrafta solda 2 parça (İngiliz üretimi) m39 uzatma tüpü var. Ortada yine 2 parça (Rus üretimi) m39 uzatma tüpü Nikon El-Nikkor 50mm f2.8N agrandizör lensine parasoley olarak bağlanmış. Solda ise bambaşka bir lense, Meyer Diaplan projeksiyon lensine parasoley olarak bağlı tek parça m39 uzatma tüpü var.

Tarih öncesinden kalan bu tüpleri bedavaya yakın fiyata bulabilirsiniz. Genellikle 4 parçalık set halinde satılıyorlar. Rus malı olanları daha çok beğeniyorum, sağlam ve iç tasarımı oldukça başarılı. Yukarıdaki gibi ters bağlı lensin dışına 1 ya da 2 parça takarak çok kullanışlı bir parasoley elde etmiş oluyoruz.

Lomo mikroskop lensi ile el yapımı parasoley kullanımı
Lomo mikroskop lensi ile el yapımı parasoley kullanımı

Modern lens kaplamaları çevresel ışıkların kesilmesinde büyük rol oynasa da hala parasoleyin faydalarını görmek mümkün. Benim kullandığım lenslerin büyük çoğunluğu modern sayılmaz. Hele mikroskop lensleri benimle yaşıt. Aramızda çoğumuz benzer model Lomo vs. marka mikroskop lensleri kullanıyoruz. Bu yüzden “hadi canım” demeyip mikroskop lenslerinde de mümkünse parasoley kullanmamız gerekli. Çalışma mesafemiz birkaç cm olduğu için parasoley boyunu da minik tutuyoruz ki aydınlatma yapabilelim.

  • Hatalı difüzör / aydınlatma konumu

Elde çekim ya da stüdyo farketmez sık yaptığımız bir hata var. Aydınlatma cihazlarımızı etkili kullanmak adına konuya fazla yaklaştırıyoruz. Bu sorunu yaratan şey biraz önde tutulan bir flaş ya da difüzör olarak lensin önüne takılmış bir kağıt bardak olabilir. Böylece böcek çok iyi aydınlanıyor ama lensimizin camı bu aydınlatıcı yüzeyleri kenardan görüyor. O kuvvetli ışık aynen lensten içeri giriyor. Bazen tüm fotoğrafı beyaza boyuyor, bazen de kadrajda ışık kaynağının tam tersi tarafta hilal şeklinde bir parlama oluşturuyor.

Çözüm: Parasoley ve doğru aydınlatma

Parasoley konusu yukarıda yazdığım gibi. Bunu kullanırsak lensi ışıktan koruduğumuz için aydınlatma cihazlarımızı kullanırken daha esnek olabiliriz. Yine de mikroskop lensi gibi çok kısa parasoley kullandığımız ya da hiç kullanamadığımız durumlar olursa difüzör boyuna dikkat etmemiz gerekir.

Örneğin 2cm mesafeden bir sinek portresi çekiyorsak sineğin arkasını aydınlatmanın bir anlamı yoktur. Difüzör boyunu 3cm tutmamız yeterli olur. Sineğin bize bakan tarafı iyi aydınlansın yeter. 10cm boyunda bir difüzör boşu boşuna sineğin arkasını aydınlatacak, bunu yaparken lensin içine ışık gönderecektir.

  • Tüp/körük/helicoid iç yüzeyleri

Ucuz etin yahnisi demişler, bütçe sınırlı olunca mecburen ucuz çözümlere yöneliyoruz. Çin malı adaptörler, el yapımı tüpler genellikle iç yansıma sorunlarının temelini oluşturuyor. Aslında fiyat ne olursa olsun bu cihazlara çok güvenmeyip tedbirimizi almamız iyi olur.

Ic_Yansimali_Tup
İç yansıma sorunu olan tüp

Yansıma sorununun tespiti oldukça kolay. Tüpü ışığa tutup içinden bakacak ve duvarlarında yansıma olup olmadığını inceleyeceğiz. Yandaki fotoğraf sayfanın en üstünde bulunan sorunlu fotoğrafı çeken tüpe ait. Tüpü muayene ettiğimde görünen manzara yandaki gibiydi.

Ucunda lens takılı olan bu tüpün içi o kadar parlak ki bahçe manzarası, ağaçlar tüm detayı ile birlikte – tıpkı projeksiyon makinesi gibi – tüpün iç yüzeyine düşmüş ve oradan olduğu gibi yansıyıp sensöre (gözümüze) ulaşmış. Bu çevresel ışık kirliliği tüm fotoğrafı etkiliyor. İç yüzey boyunca çepeçevre ışık sızması var.

Çözüm: Işık tuzağı

Tüp/körük/helicoid gibi yapılar iç yansıtmayı azaltmak için genellikle yivli bir iç yüzeye sahiptir. Kaliteli bir malzemede bu yeterli olur fakat Çin malı ürünlerde yivler olsa bile parlaklığı engelleyecek kadar mat değiller. Bu durumda tüpün içine ve giriş çıkışına ışık tuzakları yerleştiriyoruz. Bu işlemin detayını birazdan okuyacaksınız.

Körüklerde dikkat edilmesi gereken bir nokta daha var. Eski ve yıpranmış körüklerde çatlak ve yırtık bulunabilir. Buralardan ışık sızmasını engellemek için körük iyice gözden geçirilip varsa bu delikler onarılmalı.

  • İyi oturmayan adaptörler

Parçaları birbirine bağlayan adaptörler kötü kalite kontrolü yüzünden bazen tam olarak oturmuyorlar. (Bazen de öyle bir oturuyorlar ki geri sökemiyoruz!) Hafif bir sallanma şeklinde kendini belli eden bu durum oradaki aralıktan içeriye ışık sızmasına yol açabilir.

Çözüm: Sağlam adaptör 

Kendim bu durum ile henüz karşılaşmadığım için çözmek zorunda kalmadım. Siyah bant gibi geçici çözümlerin uzun vadede yine sorun çıkaracağını düşünüyorum. Estetik olarak da rahatsız edecektir. Bu parçalar aynı zamanda yük taşıyorlar. Değerli yükümüzü sağlam bir adaptöre emanet etmek isteriz. Benim tavsiyem iyi tutmayan adaptörlerin değiştirilmesi yönünde olur.

  • Sensörden ışık yansıması

Kulağınıza çok garip gelecek ama fotoğraf makinamızın sensörü aynı zamanda bir ışık kaynağıdır. Buraya odaklanan görüntü sensörü aydınlatır ve bu aydınlık, lensin içeri bakan camını, tüpün içini vs. tüm sistemi içeriden aydınlatır. Yani yansıma yapar. Üstelik bu yansıma içerideki elemanlar arasında karşılıklı şekilde defalarca olur.

Az ya da çok tüm sensörlerde durum budur. Fakat bazı modellerde bu olay daha belirgin. Uç örneklerde, örneğin gece uzun pozlamalarında sensör yansıması şikayetleri duyuyoruz. Aşağıdaki iki fotoğrafta sensör yansımasının etkilerini görebilirsiniz (fotoğraflar bana ait değil).

Sensör yansıması
Sensör yansıması

Köprüdeki lambaların nasıl kat kat yansımalar yaptığını görüyoruz. Defalarca yansıma dediğim durum bu. Sensör-lens-sensör-lens-sensör… Işık bu şekilde her seferinde gücünü kaybederek iç yansımalar yapıyor. Hayalet görüntüler oluşturuyor. Sanki birkaç kat camın ardındaymış gibi görünüyorlar. Bu yansıma durumu fotoğrafı oluşturan her piksel için geçerli. Tabi asıl sorunu parlak noktalar oluşturuyor. Üreticiler boş durmuyor. Bu sorunu azaltacak önlemler alıyorlar. Sony A7 ve Sony A7II bunun için güzel bir örnek. Her iki makinenin de çok iyi işler çıkardığını biliyorum. Zaten ben de Sony A7II kullanıyorum.

Sensör yansıması
Sensör yansıması

Burada aynı kadrajın iki model gövde ile çekilmiş fotoğrafları var. Mark II versiyonda sokak lambasının sensör yansıması ciddi oranda düzeltilmiş. Artık yeni makine alırken araştırmanız gereken bir konu daha açmış oldum başınıza 🙂

Çözüm: Işık tuzağı

Işık tuzağının gizemini bir süre daha devam ettireceğim! Her derde deva ışık tuzağı 🙂

Sensör yansıması ile aydınanan ve sorun oluşturan bir yer var. Makroda ben neredeyse her zaman ters agrandizör lensleri kullanıyorum. Ve tabi uzatma tüpleri. Ters bağlı lensin getirdiği ilginç bir sorun var. Lensin ön camının etrafında genellikle marka model bilgileri yer alır. Ve bunları parlak beyaz harflerle yazarlar. Şimdi bu beyaz yüzeyleri ters bağlı lens ile birlikte sensöre çevirdiğimizde bilin bakalım ne olur? İç yansıma! Bu beyaz yazılar sensörden gelen ışığı güçlü şekilde yansıtırlar. O halde ışık tuzağı ile kapatılmaları gerekir.

  • Gövde kusurları

Bu sorun çok ender olarak görülüyor ama ilginç durumlar var. Gövde yenilerken araştırılması gerekiyor. Yeni çıkan modellerde her zaman bazı sorunlar görülme olasılığı var. Sadece bilgi olsun diye yazıyorum.

Örnek Nikon D300, odaklama sisteminde kullanılan ışık gövdeden içeri sızma yapıyor ve iç yansımalara yol açıyor şeklinde şikayetler var. Başka örnek Fujifilm X-T1, gövdedeki HDMI portundan içeri ışık sızıyor. Aynı şekilde fotoğrafı bozuyor.

Çözüm: Pek yok!

Şanslıysak garantiden yararlanırız. Neyse ki çok ender ortaya çıkan sorunlar bunlar. Şimdilik unutabiliriz.

IŞIK TUZAĞI

Nihayet ışık tuzağına geldik. Adına bakıp da öyle uzay teknolojisi falan sanmayın. Işık tuzağı mümkün olduğunca mat, ışığı yansıtmayan bir yüzey anlamına geliyor. Tabi ki siyah olmak durumunda. Kara delik gibi tüm ışığı emen bir yüzey!

Pentax SMC-K 135mm f2.5 lensi iç yansıma azaltıcı çerçeve
Pentax SMC-K 135mm f2.5 lensi iç yansıma azaltıcı çerçeve

Üreticiler iç yansımaları azaltmak için değişik tasarımlar ve malzemeler kullanıyorlar. Fotoğrafaki Pentax SMC-K 135mm f2.5 lens keskinliği ile ünlü. Bu lensin bayonet tarafında dikdörtgen bir çerçeve görüyoruz. Böylece sadece sensörün görmesi gerektiği kadar bir açıklık yaratılmış. Camı olduğu gibi çıplak bırakıp sensör yansımalarını arttıracak tasarımdan kaçınılmış. Bu çerçeve bir ışık tuzağı.

Olympus 65-116 değişken uzunluklu tüp iç kaplama
Olympus 65-116 değişken uzunluklu tüp iç kaplama

Olympus 65-116 değişken uzunluklu tüp, makro-severler arasında efsane bir ürün. Kalitesini her ayrıntıda hissetiren bu tüpün iç yüzey kaplamasına bakın. Hiçbir şekilde yansıma yapmayan kadifemsi, kumaş benzeri bu yapı bir ışık tuzağı.

Geçen yıl ışık tuzağı adıyla satılan bir kağıt buldum. İngiltere’de bir satıcı A4 boyutunda olanını 6 pound fiyatla satıyordu. Merak edip hemen bir tane aldım ve tüp bağlantılarında kullandım. Fakat sonradan farkettim ki kırtasiyelerde “siyah kadife kağıt” adıyla satılan, tamamen aynı bir malzeme varmış. Boşuna yurt dışı kazık fiyatlar ve posta masrafı ile uğraşmışım. Şimdi siz de en yakın kırtasiyeye uğrasanız iyi olacak.

Ters bağlı lenslerde ışık tuzağı

agrandizor-isik-tuzagi

Yukarıda Rodagon WA 40mm agrandizör lensi için yapılan bir ışık tuzağını görüyorsunuz. Ortada çıplak lens, sağda ters bağlantı adaptörü içine yerleştirilmiş ışık tuzağı ve solda, en başta lens ve adaptörün birlikte kullanımı görülüyor.

Halkamızın ortasındaki deliği lensin sadece camını gösterecek şekilde uygun boyutta ayarlıyoruz. Işık tuzağı çift yönlü. Hem içe hem de dışa bakan kısmı siyah. Yoksa bir anlamı olmazdı. Bu şekilde bir yerleşimde lensin varsa marka model yazısının yansımalarını, ve cama kenardan vurup yansıma yapacak ışıkları engelliyoruz.

Mikroskop adaptörü ışık tuzağı

RMS_Adaptor_Lomo_Microscope

Ben düz (flat) mikroskop adaptörü kullanıyorum. Fotoğrafta gördüğünüz RMS-M42 adaptör. Bunun dışa bakan kısmı bizi şu anda pek ilgilendirmiyor. Fakat içeriye, yani sensöre bakan kısmın tamamen mat olmasını istiyoruz. Metal adaptörler her ne kadar siyah renk de olsalar hatırı sayılır bir yansıma yapıyorlar.

RMS_Adapter_Light_Trap

Adaptörün içe bakan yüzeyini olduğu gibi ışık tuzağı ile kaplıyoruz. Gördüğünüz gibi ben açıklığı fazla bile bırakmışım. Mikroskop lensinin parlak metal kısmı görünüyor. Deliği biraz daha küçük tutmak gerek.

Parasoley içi ışık tuzağı

Parasoley içi ışık tuzağı
Parasoley içi ışık tuzağı

Biraz önce m39 tüplerin parasoley olarak kullanılmasından bahsettim. Bunları çıplak halde kullanmak yerine iç yansımaları azaltmak için iki parça arasına ışık tuzağı yerleştirerek kullanabiliriz. Burada delik çapı önemli tabi. Camı fazla kapatmamak gerek. Diyaframı tam açık kullanmayacaksak camı çok az kapatabiliriz. Yukarıdaki fotoğrafta ortadaki tüpün iki parçası arasına ışık tuzağı yerleştirilmiş.

Bu mantığı normalde kullandığınız tüp, körük gibi cihazlarda da aynen kullanabilirsiniz. İç kaplama yapamıyorsanız bu şekilde ışık tuzakları ile iç yüzey yansımalarının karşıya, yani sensöre ulaşmasını ciddi oranda azaltabilirsiniz. Ama tekrar hatırlatmam gerek, gereğinden küçük bir delik bırakırsanız görüntüde köşe kararmalarına yol açabilirsiniz. Birkaç deneme ile uygun boyutu ayarlamak zor değil.

APS-C makinalarda köşe kararması açısından daha şanslıyız, sensör daha küçük olduğu için tüp ve körük içindeki tuzakların deliği biraz daha küçük bırakılabiliyor.

Lens adaptörlerinin iç yüzeylerinin kaplanması

Bu kısım daha çok aynasız gövde kullanan arkadaşları ilgilendiriyor. Ben Sony A7II gövdeye geçiş yaptıktan sonra elimde bulunan ekipmanı kullanabilmek için çeşit çeşit adaptör almaya başladım. İçi boş küçük bir metal bilezik için $100 üzeri para vermeyi garip karşıladığım için $15-$20 civarı Çin malı adaptörlere yöneldim. Yine de en ucuzlarından kaçındım tabi. O kadar da değil 🙂

Adaptörler gelmeye başladıklarında en iyi işçiliğe sahip olanlarda bile korkunç iç yansıma ile karşılaştım. Tahminlerim aynen tuttu. Neyse ki önceden tüm malzemeyi hazırlamıştım: Kadife kağıt, kalem, cetvel, makas. İçlerinden biri hariç bir oturuşta işlem tamamlandı. Fakat bir tanesi biraz zorlu çıktı. O yüzden anlatımda onu seçtim.

Adaptörde iç yansıma
Adaptörde iç yansıma
adaptor_isik_tuzagi_plani

Gerçekten çok iyi bir işçilik ile hazırlanan bu marka adaptörler malesef iç yansıma testinde yerlerde sürünüyor. Elimizle yukarıdaki gibi tutup iç yüzeye baktığımızda fotoğrafımızı mahvedecek potansiyele sahip olduğu hemen görülüyor. Bu yüzeye hemen el atmak gerek.

İlk denemelerin ardından işin zorlu olacağı hemen ortaya çıktı. Malesef adaptörün için silindir şeklinde değil, kesik koni şeklinde. Yani dikdörtgen bir kağıt kesip içine soktuğumuzda yüzeye bir türlü oturmuyor. Bunun için 3 kez deneyip sonunda bilgisayar ortamında kesik koni tasarımı yapmak zorunda kaldım. Printer çıktısı örnekleri kesip biçip doğru ölçüyü bulduktan sonra iç yüzeyi kaplayacak iki parçayı kadife kağıt üzerine çizip kestim.

adaptor_isik_tuzagi_acilim

Ana parça üzerindeki çentik diyafram mandalının geçmesi için yapıldı. İnce olan ise bayonet tarafındaki daha küçük çaplı kısmı kaplayacak. Ölçüler o kadar hassas ki bu kağıtları adaptör içine soktuğumuzda yapıştırıcı kullanmaya gerek kalmayacak. Kağıdın iki yan ucu buluştuğunda uç uca sıkıca kenetlenecek.

isik_tuzagi_kenar_parlamasi

Bu arada farkettim ki kesilen kağıdın yan yüzeyleri lens ve sensör tarafından görülecek bir konumda olacak. Ve çok ince de olsa beyaz kağıt oldukça parlak sayılır. Bu yüzden titizliği biraz abartarak siyah keçeli kalem ile kesmiş olduğum kadife kağıdın yan yüzeylerini boşluk kalmayacak şekilde boyadım.

İç yüzeyi ışık tuzağı kaplanmış adaptör
İç yüzeyi ışık tuzağı kaplanmış adaptör

Kadife kağıtları içeri yerleştiriyoruz ve işte adaptörümüz. Tamamen aynı ışık ve aynı açıda çekilmiş bu fotoğrafı ilki ile kıyaslayın. Üreticiyi kıskandıracak bir iç yüzey oluşturduk. Işık tuzağımız tamamlandı.

Önemli Not

Işık tuzaklarını oluşturduğumuz malzeme gördüğünüz gibi kadifemsi, tüylü bir yüzeye sahip. Etrafını kesip biçtikten sonra bu tüylerin bir kısmı serbest kalıyor. Kesme işlemini yaptıktan sonra parçayı iyice bir silkeleyip üflemeniz gerekiyor. Buna rağmen bir kısmı kalabilir veya bir süre sonra bazı başka bazı lifler dokudan kurtulabilir.

Bunlardan biri sensörünüz üzerine konduğunda fotoğrafta tel şeklinde toz lekesi olarak kendini gösterir. Eğer olursa hava pompası ile çok kolay uzaklaştırılıyorlar. Şu ana kadar (1 yıldan uzun zamandır) bir sorun yaşamadım. Uzun süredir DSLR kullanıyor ve zaten sensör tozlanmasına alıştıysanız ışık tuzaklarından gelecek ek tozları farketmezsiniz bile. Bu notu yazmamdaki amaç pompa bulundurmanızı hatırlatmak.

Bunlar da ilginizi çekebilir

15 yorumlar

Bayram 25 Mayıs 2015 - 17:43

Bir yazı bu kadar öğretici olur. İş eğitimi dersleri neden verilir onu da öğrenmiş olduk 🙂 Harikasın…

Reply
Güray Dere 25 Mayıs 2015 - 18:01

Teşekkür ederim Bayram. Senin de çok katkın oluyor yazılara 🙂

Reply
nbaysal 25 Mayıs 2015 - 18:55

Son derece eğitici bir yazı olmuş.Teşekkürler.

Reply
Güray Dere 25 Mayıs 2015 - 21:26

Beğendiğinize sevindim 🙂 Sorun giderilir umarım bu yazı biraz size hitaben oldu.

Reply
Adnan Demir 26 Mayıs 2015 - 10:14

Yine buram buram bilgi dolu bir yazi olmus. En guzeli de bu bilgilere “ne uzun yaziymis, konuya giris yapsa bari, bitsede kurtulsak” vb seklinde degil de “yaws ne cabuk bitti” seklinde ulasabilmek. Tekrar tesekkurler ve ellerine saglik Guray Abi.

Bu arada aksam eve gecerken bir kiratsiyeye ugrayip birkac tane “siyah kadife kagit” almak lazim, ben de diffusser icin boyle birseye ihtiyac duyuyordum.

En kisa surede yeni yazilari da bekliyoruz 🙂

Reply
Güray Dere 26 Mayıs 2015 - 12:17

Teşekkür ederim Adnan. Eminim çok güzel tasarımlar çıkaracaksın. Bu konudaki mükemmeliyetçi takıntılarını biliyorum 🙂

Reply
nbaysal 28 Mayıs 2015 - 10:55

Teşekkür ederim. İşlerin yoğunluğundan konu ile ilgili çalışma yapamadım. En kısa zamanda uygulamayı yapıp sonucu buradan paylaşacağım.

Reply
CENGİZ 01 Aralık 2015 - 11:08

Yazınızı tek solukta okudum elinize sağlık.Bir sorum olucaktı şu anda canon setim var ama a7R gövde almayı planlıyorum adaptör yardımıyla canon lensleri özellikle hafif olanları kullanmayı düşünüyorum macroda olduğu gibi genel kullanımda da adaptör yüzeyindeki yansıma problem çıkartır mı?Ben de kırtasiyenin yolunu tutayım mı?

Reply
Güray Dere 01 Aralık 2015 - 15:20

Merhaba,

Amaç makro ise A7R tavsiye edemiyorum. Bu gövdede titreşim problemi var. Elektronik perde aktif hale getirilse bile titreşim kesilmiyor. A7, A7II, A7RII, A7S ve A7SII bunlarda sorun yok. Sadece A7R öyle. O yüzden tekrar düşünün derim. Yoksa sürekli ışık, doğal ışık gibi çalışmalarda uzun pozlama yaptığınızda fotoğraf yeterince net olmayacak. Flaşlı makro çekimlerde ve normal kullanımda sorun olmaz. Sadece flaşsız makro çekimlerde sıkıntı var. Ama en güzel ışık flaşsız kullanımda oluyor.

Adaptör için evet iç yüzeyin kaplanmasını tavsiye ederim. İçinden aydınlık bir yere baktığınızda iç yüzey parlak görünüyorsa ihtiyaç var demektir. Şimdiye kadar en pahalılar hariç hepsinde ihtiyaç gördüm ve kapladım. Daha yüksek kontrast istiyorsanız bunu yapmanız yerinde olur. Aynen hood takmak gibi etkisi oluyor.

Reply
Ümit 29 Mart 2016 - 15:02

Çok faydalı bir yazı olmuş elinize sağlık böyle ayrıntılı ve öğretici yazılar pek Türkçe kaynak olarak bulunmuyor bu nedenle yorum yapmadan geçmek istemedim.

Reply
Güray Dere 29 Mart 2016 - 18:22

Çok teşekkürler 🙂

Reply
Esin 22 Mayıs 2016 - 01:53

Cok güzel yazmışsınız. elinize sağlık

Reply
Güray Dere 23 Mayıs 2016 - 11:02

Teşekkür ederim, işinize yaradığına sevindim 🙂

Reply
Uygar Doğan 22 Haziran 2018 - 12:46

Güray bey, aşama aşama makro dünyasında detaylara yönelirken, şu ana kadar ilgilendiğim her adımda detaylı açıklamaları sitede bulabilmek büyük keyif veriyor, emeğinize sağlık.

Reply
Güray Dere 24 Haziran 2018 - 14:51

Teşekkür ederim. İlgilenenler olduğunu duymak çok güzel 🙂

Reply

Yorum bırakın