Ana sayfa Ev Yapımı Otomatik Makro – İstifçinin Günlüğü (1) – Arda Kutlu

Otomatik Makro – İstifçinin Günlüğü (1) – Arda Kutlu

tarafından Güray Dere

Derin bir nefes al, sakinleş, pozlamalar sırasında titreşim yaratmamak için hiç hareket etme….

Başla,

  • Deklanşör tetikleyiciye bas.
  • Mikrometreyi yeteri kadar çevir.
  • Deklanşör tetikleyiciye bas.
  • Mikrometreyi yeteri kadar çevir.
  • Deklanşör tetikleyiciye bas.
  • Mikrometreyi yeteri kadar çevir.. Dur bi dk. bir tık fazla çevirdim galiba!? Neyse…
  • Deklanşör tetikleyiciye bas.
  • Mikrometreyi yeteri kadar çevir.
  • Ağrıyan belini boynunu biraz oynat, gerin… Ama sakın düzeneğe çarpma.
  • Deklanşör tetikleyiciye bas.
  • Mikrometreyi yeteri kadar çevir.

Bu döngüyü okumaya ne kadar devam edebilirsiniz? Ama yavaş yavaş, tane tane. Her satır için 3 saniye ayırın… 50 kez? 100? 200? Ciddi ciddi soruyorum, sıkılmadan kaç satır okuyabilirsiniz?

Bir makro fotoğrafçısı yüksek büyütme çalışırken her biri 2-3 sn. pozlamalı 150-200 kadar fotoğrafı bu rutin hareketlerle çekmek zorunda kalabilir. Pozlama zamanına ek olarak mikrometreyi çevirme hareketi ve oraya dokunduğumuz için titrettiğimiz sistemin durmasını beklediğimiz 1-2 sn kadar boşluğu düşünelim. Bir poz çekim için yaklaşık 6 sn. diyebiliriz.

200 çekimli bir çalışma için 1200 saniye harcadınız. Bu 20 dakika eder. 20 dakika boyunca iki büklüm halde bir gözünüz kadrajda diğer gözünüz mikrometrenin adı gibi mikro çizgilerinde, bacaklarınız uyuşmuş, beliniz ve boynunuz tutulmuş haldesiniz.

Bir makro fotoğrafçısı için bu hal derin bir mutluluk halidir 🙂

Bu mutluluğu uzun bir süre bu şekilde damardan almanın yan etkilerini yaşayan biri olarak son zamanlarda biraz tembellik aramaya başladım. 5X büyütmelere kadar hala geleneksel çalışma şeklini sevsem de daha yukarısı için gönlüm elektronik makro raylara kaymaya başladı.

Yüksek çekim sayılı iki tane örnek vereceğim,

Örnek 1:

  • Fotoğrafçı: Alexander Rühl
  • Fotoğraf: 60X büyütmede Eudicella aethiopica kabuğu konulu bir fotoğraf için 1304 çekim yapıyor.
  • Adımlama ekipmanı: Microsetup isimli tam otomatik elektronik ray.

Örnek 2:

  • Fotoğrafçı: Can Tunçer
  • Fotoğraf: Toplam 400 civarı çekim ile 5X büyütmede farklı kadrajlarda focus stacking çalışmaları yapıp sonra bunları panorama olarak birleştiriyor. Ortaya 12000 x 6500 çözünürlüğünde dev bir fotoğraf çıkıyor. Bu tür çalışmaları Türkiye’de çok az kişi yapıyor.
  • Adımlama ekipmanı: Her iki el bileği ve sağlam bir sabır.

İki fotoğrafçı da eminim sonuçtan mutlu ve tatmin olmuş durumda. Ama biri daha yorgun.

Şimdi bu uzun girişten sonra konuyu elektronik raylara getirirsek, piyasada uzun zamandır satışı yapılan hazır çözümler var. Ama bazı yetenekli arkadaşlar kendi çözümlerini üretmeyi başarıyorlar. Arda Kutlu bunlardan biri. İngilizce olarak hazırladığı http://www.ardakutlu.com/ adresinde yayınladığı kendi blog sitesinde çok değerli bilgiler veriyor.

Kendi hazırladığı otomatik makro rayların gelişimini anlatan 4 bölümden oluşacak bu yazı dizisini Türkçe olarak Makro Dünyası okuyucularıyla paylaşıyor. Kendisine çok teşekkür ediyorum ve ilk bölüm için sözü Arda’ya bırakıyorum.

 
Diğer bölümlere ulaşmak için:

İstifçinin Günlüğü – Bölüm I – Arda Kutlu

Birkaç sene önce makro fotoğraf çekmeye yeni başladığımda işlerin bu kadar çabuk çığrından çıkarak karmaşıklaşacağını tahmin edememiştim. Birkaç ay boyunca apartmanımızın bahçesinde acayip görünüşlü tel maşa ekipmanla sinsi sinsi vakit geçirdikten sonra stüdyo ortamında odak istifleme tekniğine geçiş yapmak için gereken cesareti toplayabildim.

Açıkçası başlangıçta odak istiflemeyi (bundan sonra focus stacking olarak bahsedilecektir) son derece gereksiz ve zor buluyordum. Bu yüzden yazıya focus stacking işleminin nerede ve ne zaman gerekli olduğunu açıklayarak başlamayı uygun buluyorum.

Focus Stacking. Ya da tek bir fotoğraf çekmek nasıl dünyanın en zahmetli işi haline getirilir?

newport423
Newport 423 el ile kontrol edilen bir mikro metreye sahip.

Temel olarak diyafram değeri bir fotoğrafın ne kadar alan derinliğine sahip olduğunu, yani fotoğrafın ne kadar bölümünün net olduğunu belirler. Diyafram daraldıkça (yani f-stop değeri arttıkça) içeriye giren ışık miktarı azalır ve alan derinliği artar. Diyafram genişledikçe (f-stop değeri azaldıkça) alan derinliği azalır. 22 diyafram değeri 1.8 diyaframa göre çok çok daha fazla alan derinliği sağlar.

Alan derinliğini etkileyen başka bir faktör ise odak uzaklığıdır. Odak uzaklığı kısaldıkça, başka bir deyişle çekilen objeye yaklaşıldıkça alan derinliği azalır.

İşin matematiğine girmeden özetlemek gerekirse 1x ve üzeri büyütmelerde alan derinliğini arttırmak için diyaframı çok fazla kısmak gerekmektedir. Bunun sonucu olarak gereken ışık miktarı gittikçe artar. Çoğu makro fotoğrafçısının gündüz vakti güneşin altında elinde flaşla fotoğraf çekmesinin sebebi budur. Alan derinliğini arttırmak için kıstığımız diyaframı göreceli olarak yüksek iso değerleri ve flaşlarla kompanse edebiliyoruz. Ancak ortada daha büyük bir sorun vardır.

Diffraction / Kırınım

Fotoğrafa yeni başlamış, hatta bazen daha ileri seviyelere gelmiş olan çoğu kişinin bilmediği bir şey, aslında yüksek diyafram değerlerinde alan derinliği artarken fotoğrafın keskinliği azalmaktadır. F22 seviyelerinde keskinlik o kadar azalır ki, neredeyse bütün resim bulanık hale gelir.

Üretilen her lensin optimal bir diyafram değeri bulunur. Bu değer çoğunlukla en geniş açıklığın 1 yada 2 stop üstüdür. Yani f2.8 ile f22 arasında gidip gelebilen bir diyaframa sahip lens f5.6 civarında en keskin görüntüsünü verecektir. İstisnalar olabilir tabii.

Amansız makro hastalığına tutulduğunuzda, er ya da geç daha çok ve daha keskin detaylar için ruhunuzu satılığa çıkartacaksınız. İşte bu noktada devreye focus stacking giriyor. Basit tabiriyle focus stacking, farklı alan derinliklerine sahip birden fazla görüntüyü birleştirerek daha geniş bir alan derinliğine sahip imaj elde etmek anlamına geliyor. Odak noktası aşama aşama ileri alınarak sahnenin tamamı (ya da istenen bölümü) fotoğraflanır. Sonra bu çekilen fotoğraflar yazılım yardımıyla birleştirilerek bir tane süper alan derinliğine sahip fotoğraf elde edilir.

Bu işlemi Adobe Photoshop yapabiliyor ancak benim tavsiyem Zerene Stacker veya Helicon Focus gibi spesifik olarak bu alanda uzman yazılımlar kullanmak olacaktır.

Eğer çekilen obje 1:1 makronun altındaysa alan derinliğini kaydırma işi objektifin netlik ayarıyla yapılabilir. Ancak durum 1x ve üzeri olduğunda netlik ayarı focus stacking için yeterli hassasiyeti sağlayamaz. Hatta tek amacı 1x – 5x arasında makro cekmek olan Canon’un efsanevi mpe-65 lensinin bir netlik ayarı bulunmamaktadır. Bu durumda yapılması gereken kamerayı fiziksel olarak adım adım objeye yakınlaştırmaktır.

Sorun şu ki, alan derinliğiniz jilet kenarı kadar ince olduğunda, 3-5 fotoğrafla işin içinden çıkamazsınız. Kimi durumlarda büyütmeye ve objenin derinliğine bağlı olarak 150’nin üzerinde fotoğraf gerekebilir. Ayrıca kameranın her adımda ilerlemesi gereken mesafe o kadar küçük olabilir ki, dışarıdan güçlükle farkedilir. Benim en çok kullandığım kadrajlardaki adım mesafelerim 0.1 mm civarındaydı. Bu aşamada bir takım özel ekipmanlar gerekiyor.

Focus stacking ile uğraşan birçok kişinin tercihi Newport 423 isimli tek akslı linear stage. Bu el ile kontrol edilen ve her aşamada mikrometreyi belli bir birim çevirerek sıradaki fotoğrafı çekmenizi gerektiren bir kurulum. Manuel kontrolün dezavantajlarından bir tanesi, fotoğraf makinesini ve linear stage’i çok sağlam bir şekilde sabitlemenizi gerektirmesi. Aksi takdirde işlemin ortasında biraz aceleci davrandığınız anda kadrajı bozabilir, en başa dönebilirsiniz. Sistemin avantajı ise herhangi bir ekstra enerji gereksinimi olmadan, çok portatif bir setup ile stüdyoda ya da sahada çekim yapabiliyor olmanız.

Benim işlemi otomatikleştirmeye çalışma nedenim ise çok daha basit. Birkaç kelimeyle özetleyecegim: Yüzlerce fotoğraf… Tek tek… Bir tane fotoğraf için…

Cognisys firmasının Stackshot isimli ticari otomatik focus stacking çözümleri var. Ancak bu ve benzerlerini özellikle sahada yeteri kadar pratik bulmuyorum. Ayrıca kullanılan ray çözümleri Newport kadar hassas ve stabil degil ve buna rağmen fiyatlar oldukça yüksek. Bu yüzden kendi çözümlerimi üretmeye karar verdim ve buradan tecrübelerimi aktaracağım. Umarım birilerine faydalı olabilir.

focus_stacker_1
İlk otomatik stacker denemelerimden bir tanesi. Kamera bağlantısı var ancak kamerayı taşımak için yeterli tork ve stabiliteye sahip değil.

Başlardaki birkaç acınası girişimden sonra elimdeki eski CD-ROM raylarıyla kamerayı hareket ettiremeyeceğimi farkettim. Bu yüzden aşağıda göreceğiniz ilk denemelerimde aslında kamera değil, obje hareket ediyor.

focus_stacker_1_cekim
Başka bir setup. LCD menu ve tuş takımı sayesinde bir öncekine göre daha az acınası.

Kendi makro çözümlerimi bulmaya çalışmamın sonucunda bir şeyi daha farkettim. Bazen amaca giden yol daha önemli olabiliyor. Otomatik makro çözümleri üretmeye çalışmak benim için yeni bir hobi ve başka yönlere açılan bir kapı oldu. Hatta itiraf etmeliyim ki zaman zaman, makro fotoğraflar çekmemi sağlayan ekipmanları üretmek, fotoğrafları çekmekten daha keyif verici olabiliyor.

ornek1
ornek2

Kamera yerine objeleri hareket ettirdiğinizde gerçekten de çerçöpten bile focus stacker donanımı yapabiliyorsunuz. Ancak bu yöntemde elbette ciddi limitler ve dezavantajlar var.

En başta, kadraj ayarlamak akıl almaz derecede zor. Hareketin yönünün kameranın baktığı aksta olması gerekiyor. Bu yüzden kamera ve stacker yerleştirildikten sonra kameranın da stackerın da kıpırdamaması gerekiyor. En ufak pan dahil bütün hareketlerin obje tarafından  yapılması gerekiyor. Oldukça kısıtlayıcı ve zor bir yöntem. “Azıcıııık daha sola alayııım” derken elinizde tek antenli, her tarafı toz içinde bir arıyla kalabilirsiniz.

Bunun yanında objeyle beraber objeyi aydınlatan ışıkları da hareket ettirmediğiniz sürece -ki bu pek olası gözükmüyor- objenin üzerindeki yansımalar ve gölgeler yer değiştirecektir. Difüze ışıklarda bunun pek bir etkisi olmuyor ancak sert gölgeler ve sert yansımalarda sorun çıkartması muhtemel.

ornek3
ornek4

Başka bir limitasyon ise bu kurulumla yalnızca iç mekanda kontrollü objeler çekilebilir. Dinlenmekte olan canlı bir böceği bu yöntemle çekemezsiniz.

Yani kamera yerine objeyi hareket ettirmekte bariz bazı sorunlar ve limitler mevcut.

Gelecek bölüm “İstifçinin Maceraları 2” de FocusStacker v2 nin yapım sürecini anlatacağım.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum bırakın