Makro fotoğraf büyütme oranları

by Güray Dere

Aşağıdaki fotoğraflardan hangisi makro çekimdir, hangisi değildir? Tahmininizi unutmayın. Cevap aşağıda.

Genellikle bir fotoğrafta çiçek, böcek gibi yakın plan bir nesne gördüğümüzde o fotoğrafı makro olarak adlandırırız. Büyütme oranına çok dikkat etmeyiz. İyi bir fotoğrafı tarif ederken bunun hiçbir önemi yoktur ama makro ile ilgileniyorsak tanım olarak bilmemiz gerekir.

Kompakt makine kullandığım dönemde bol bol yakın çekim yaptım. 5cm’e kadar yaklaşabilen lensiyle oldukça tatmin edici görüntüler elde ettim. Daha fazla detay için neler yapılabilir, ne kullanılabilir diye düşünmüyordum. Profesyonel makro çekim örnekleri de görmemiştim. Çok fazla yaklaşınca böcekler uçup kaçıyorlardı, kaçırmadan ne kadar yaklaşabilirsem o kadar detaylı bir görüntüye sahip oluyordum. Bütün mesele buydu.

Peki ne kadar büyütebiliriz? Çektiğimiz her yakın plan fotoğraf makro mudur?

Makro çekimde karar vermemiz gereken önce şudur: Kadraj mı? Büyütme mi?

Daha çok estetik açıdan yaklaşıyor ve nesnenin tamamını çevresiyle birlikte görüntülüyorsak kadraj bizim için daha önemlidir. İstediğimiz çerçeveyi oluşturan büyütme oranı neyse o şekilde çalışırız, bu da genellikle düşük büyütmelere denk gelir. Farklı büyütme oranlarında çalışabilen genel amaçlı ekipman kullanırız.

Detaya yoğunlaşıyorsak ekipmanımızı belli büyütme değerinde seçerek o büyütmede uygun kadraj yaratmaya çalışırız. Körük ya da helicoid tüpler değişken büyütme için belli bir esneklik sağlasa da genellikle bu dar bir aralıktadır. Bu yüzden nesnenin daha çok belli bir bölgesi ile uğraşılır. Bir sineğin portresi gibi mesela.

Bazı büyütme oranlarını çalışılan ekipmanın niteliği ve çalışma zorluğuna göre sınıflandırdım.

Close-up – Yakın çekim

Genellikle kadraja önem verdiğimiz geniş alanlı çekimler bu kapsama giriyor. Tanım olarak 1:1 büyütmeden daha azını yapıyorsak bunları yakın çekim olarak adlandırmalıyız. Örneğin bir kelebeğin boyutu doğal olarak makinemizin sensöründen çok daha büyük olduğuna göre tamamını görüntüye sığdırabilmek için 1X büyütme yapamayız. 0.25X ya da belki daha azı uygun olacaktır.

Makro olmayan lensler ile nesneye yaklaşarak, ya da tele lensler ile uzaktan çektiğimiz fotoğrafların hepsi bu sınıfa giriyor. Üzerinde makro yazan zoom lenslerin çoğu 0.5X altında çalıştığı için aslında gerçekten birer makro lens değiller. Yarı makro ya da sahte makro diyebileceğim bu lensler bir pazarlama taktiği olarak “makro” adı ile satılıyorlar. Onlar da burada close-up olarak geçecek.

Ve yine gerçek makro lenslerle her zaman tam büyütme yapmıyoruz. Çekim 1:1 altı ise close-up bir fotoğraf diyeceğiz.

Bazı kaynaklar 0.5X büyütmeyi makro tanımına dahil ediyorlar ama ben yakın plan olarak değerlendiriyorum.

1:1 Büyütme

Fotoğraf çekmeye başladıktan çok sonra öğrendiğime göre makro çekimde belirleyici bir sınır varmış. 1:1 büyütme, kısaca 1X. Bir fotoğrafın gerçek makro olup olmadığını belirleyen sınır 1X  büyütmeden geçiyor. 1:1 büyütmeye gerçek makro deniyor.

1X dediğimiz zaman kulağa etkileyici gelmiyor. Bir şeyi 1 kat büyütüyorsak aslında büyütmüyoruz sanki değil mi? 🙂 Öyleyse başka bir şekilde yorumlamamız gerek. 1X büyütme şudur: Nesnenin gerçek hayattaki boyutları neyse, üzerine odakladığımızda fotoğraf makinemizin sensörü üzerinde oluşan izdüşümü görüntünün boyutu da aynıdır. Yani 1cm boyunda bir sineği çekiyorsanız sensörünüzde 1cm boyunda bir imaj oluşacaktır.

Aşağıda örnek fotoğrafta gösterdiğim lens sistemi muhtemelen 1X üzeri bir büyütmede çalışıyordur ama önemli değil. Siz bunu 1:1 makro lens olarak varsayın. Böceğin boyu ile sensör izdüşümünün aynı boyda olduğunu vurguluyoruz.

Peki bu 1cm’lik sinek kaç piksele denk gelecek dersek, hesaplamamız lazım. Bunu belirleyen şey sensörümüzün boyutu ve kaç megapiksel olduğudur. 1 piksel’in sensör üzerinde ne boyutta olduğunu bilirsek 1cm içine kaç piksel düşeceğini de biliriz. Pentax K-x’im üzerinden gidersek: APS-C (23.6 x 15.8 mm) sensör ile 4352 x 2868 çözünürlük değerleri ile,

23.6mm —- 4352 piksel

10mm (sinek) —— ? piksel

orantısından hesaplarsak 1cm’lik sineği 1:1 büyütmede Pentax K-x ile 1844 piksel olarak görürüz. Bundan sonra aynı büyütme oranıyla çektiğimiz herhangi bir cismin gerçek boyunu hesaplama şansımız da olur. Örneğin aynı sineğin gözünün çapı çektiğimiz fotoğrafta 400 piksel görünüyorsa gerçek hayatta bunun (400 x 23.6/4352) = 2.16mm olduğunu öğrenebiliriz.

Bu tür hesaplar ile terliksi hayvanlar, polenler ya da maytlar gibi son derece küçük nesnelerin boylarını ölçebilirsiniz.

 1:1 büyütme üzeri

Bu noktada tanımları boşveriyorum, çünkü 1X üzeri büyütmede asıl eğlence başlıyor. bu büyütmelere ulaşmak için çooook çeşitli yöntemler var. Sonu olmayan bir yola girilmiş oluyor. Denediğim şeyleri başka yazılarda bulabilirsiniz.

1X – 4X aralığı gittikçe zorlaşsa da hala elde çekim yapabildiğimiz, bağ bahçe dolaşma özgürlüğümüzü kaybetmediğimiz seviyeler. Aslında 4X elde çekim için saç baş yolacağımız kadar zordur 🙂 Titremeden, nefes kontrolü ile deklanşör düşürme hareketi atıcılıktan çok farklı değil. Silah tecrübesi olanlar için, orada iyi bir nişancı olamadıysanız elde çekimde muhtemelen 4X’te pes edeceksiniz.

5X büyütme üzeri

Bu seviyeden sonrası kontrollü bir ortamda sabit düzenekler ve iyi bir aydınlatma ile yapılıyor. Bambaşka bir dünyaya girdiğinizi hemen anlıyorsunuz ve her fotoğrafın sonucunu büyük bir merakla bekliyorsunuz. Çünkü görecekleriniz artık çıplak gözle göremediğiniz şeyler. Sürprizler sizi bekliyor…

Örneğin aşağıdaki 8X fotoğrafı çekerken bir ağaç bitine ait detayları göreceğimi beklerken bir anne ve bir bebekle karşılaştım 🙂 Yavru ağaç biti çıplak gözle bir toz tanesi zannediliyordu.

10X büyütme üzeri

10X’ten sonrasında fotoğraf makinemize taktığımız şeyler uzaydan gelmişe benziyor 🙂 Aslında daha çok laboratuvar aletleri kullanıyoruz. İşin adı da değişiyor, artık fotomikrografi diyoruz. Farklı isimlendirmeler de var. Mikroskoplarda kullanılan objektifleri ya da endüstriyel bazı lensleri bağlıyoruz. Tripod bile istediğimiz titreşimsiz ortamı sağlayamıyor. Makinemizi ve objemizi sağlam bir şekilde sabitlememiz gerekiyor. Deklanşör için uzaktan kumanda kullanıyoruz. Odaklama için de mikrometreli hassas kaydırma rayları görev yapıyor.

Aynasız gövdelere geçtikten sonra ayna titreşiminin bozucu etkisinden kurtulup çok yüksek büyütmelerde böyle bir sistemin neredeyse zorunlu olduğunu farkettim. Bu konuda sitede başka yazılar bulabilirsiniz.


Büyütme oranlarına genel bir göz attıktan sonra şimdi yukarıya tekrar bakıp ilk cümlede sorduğum soruya cevap verebiliriz.

  1. Yakın çekim
  2. Yakın çekim
  3. 1:1 makro
  4. 10X makro (fotomikrografi)

Çekilen fotoğrafın büyütme derecesi nasıl ölçülür?

Rakamlardan konuştuktan sonra pratikte büyütme değerini nasıl ölçeceğimize gelelim. Makro çekimde kullandığımız düzenekler çeşit olarak uçsuz bucaksız. Kullandığımız eklentilerle sürekli büyütme değiştiriyoruz. Her seferinde kaç X büyütme aldığımızı denemeden tahmin etmek mümkün değil.

Bazen işimiz kolay. Eğer 1:1 makro lens kullanıyorsak en yakına odaklama değerinde bize vereceği büyütme 1X’tir bunu biliyoruz. Veya Canon MP-E 65 gibi özel bir lens 1X-5X aralığında büyütme değerini bize lens üzerinde ve EXIF bilgilerinde verecektir. Peki ya şu durumda ne olacak? Ters bağlı 40mm bir agrandizör lensini 200mm açılmış bir körüğe bağladık. Ya da 200mm bir lensin önüne ters bağlı olarak 50mm başka bir lens yerleştirdik. Büyütme ne oldu?

Bunu ölçmemiz gerek. Ölçüm için bir parça kağıt, bir cetvel, bir kalem ve sensörümüzün boyunu bilmeye ihtiyacımız var. Ve tabi bir de fotoğraf çekmeye.

Örneğin şu anda kullandığım Sony A7II gövdenin sensör boyu 35.8mm. Bir kağıda bu uzunlukta bir çizgi çekersem bu 1X çizgisi olacak. Herhangi bir lens sisteminde vizörden baktığımda 1X çizgisi görüntüyü tam olarak dolduruyorsa o sırada 1X büyütme yapıyorum demektir. 1:1 büyütmede fotoğrafladığımız objenin boyu ile sensördeki imajın boyu aynı olur. O zaman 35.8mm boyundaki çizgi 35.8mm boyundaki sensörü tam olarak dolduracaktır.

2X büyütme yaptığımda az önceki çizginin tam yarısı boyundaki çizgi kadrajımı doldurmalı. Bu şekilde gövdemizin sensör boyuna uygun oranlanmış çizgiler çektiğimizde şöyle bir kağıt elde ederiz.

Full-frame gövde için ölçek çizgileri

Bu çizgileri başka bir çalışmada Photoshop ile hassas boyut vererek oluşturdum ve 40X’e kadar çıkan büyütme değerleri için yaptım. Bunu bir yazıcıda bastığımda elimde bir ölçek kağıdı oluyor. Artık tek yapmam gereken herhangi bir lens sisteminde bu kağıda vizörden bakıp hangi çizginin kadrajımı dolduracağını bulmak. Bu bana o sıradaki büyütme değerini gösterecek. Bu şekilde hazırlanmış bir kağıdı el altında bulundurmanızı tavsiye ederim.

Bilgisayar ortamı ya da print etmek size uymazsa kalem ve cetvel iş görür. Yüksek büyütmeleri işaretlemeseniz de olur. Pratikte 10X’e kadar yapsanız yeter de artar. Yine kolaylık olarak milimetrik kağıt kullanabilirsiniz. O zaman cetvele de ihtiyaç kalmaz. Ne kadar büyütme ile çekim yapacağınızı sadece vizörden bakarak her zaman ölçebilirsiniz.

Ayrıca hoşlanabilirsiniz