Makro uzatma tüpü ve düz bağlama ile makro fotoğraf çekimi

by Güray Dere

Günlük lenslerin yakın çekimde kullanımı başlığı altında kısaca bahsettiğim teknikleri daha detaylıca incelemek ve örneklendirmek için büyütme artırma yöntemlerini ayrı birer yazı olarak sırayla tekrar ele alacağım.

Önceliği basit ve vazgeçilmez olan makro uzatma tüplerine veriyorum. Bir uzatma tüpü içinde cam olmayan boş bir cihaz olduğu için optik geçirgenliğe ve keskinliğe zarar vermiyor. Diğer tüm büyütme yöntemlerini kullanırken işin içine uzatma tüplerini de dahil etme şansına sahibiz ve bu şansı ileride bol bol kullanacağız.

Bu yazıda farklı lensler ile farklı uzunluktaki tüpleri deneyip büyütme miktarlarını ölçeceğiz. Uzatma tüpüne lensleri özellikle düz olarak bağlayacağız çünkü ters bağlantı bundan sonraki yazının konusu olacak.

Kullanacağımız tüpler 68mm uzunluğunda Kenlock ve 60mm uzunluğunda Çin malı markasız tüp olmak üzere 2 setten oluşuyor.  Vereceğim örneklerde 1 set tüp ile ve 2 set tüp ile elde edeceğimiz sonuçları ayrı ayrı göreceğiz.

Solda kaliteli, markalı tüp. Sağda Çin malı ucuz, markasız tüp.

Not: Çin malı ucuz tüpleri kesinlikle tavsiye etmiyorum! Bayonette sıkışma, lensi düşürme gibi sorunları olabiliyor. Pahalı ekipmanlarınızı markalı sağlam tüpler ile kullanın.

Otomatik Tüp – Manuel Tüp

Kullandığımız uzatma tüpünde elektrik bağlantıları varsa otomatik diyafram destekliyordur. Hatta daha pahalı bazı tüplerde autofocus desteği de bulunur. Elektriksel bağlantı olmasa bile metal bir kol şeklinde otomatik diyafram imkanı olabilir. Mümkünse otomatik diyafram desteği olanlardan tercih edin. Modern lensleri (otomatik diyaframlı lensleri) tüpe düz bağladığınızda diyafram kontrolünü gövdeden yapabilirsiniz. Ayrıca fotoğrafın EXIF bilgilerinde diyafram değeri görünecektir. Otomatik tüp kullanılırsa çekim yapmadan önce diyafram tam açık ve aydınlık bir vizör görüntüsü verir. Odaklama sırasında zorluk çekmeyiz. Deklanşöre basılırken diyafram istenen değere kısılır.

Manual tüpler tamamen boş bir boru şeklindedir. Yapacağı işin kalitesi otomatik tüp ile aynıdır, otomatik ya da manuel olması fotoğrafa etki etmez. Sadece manuel olanda diyafram ayarını lens üzerinden yapmanız gerekir. Gövde ile bir bağlantı olmayacağı için gövde diyaframı göremez. EXIF üzerinde de diyafram göremezsiniz. Sıfır ya da geçersiz bir değer verebilir.

Not: Bu yazının konusu dışında olmakla beraber bağlantı türü olarak en çok ters lens bağlamayı tercih edeceğiz. Ters bağlantıda bile elektrik bağlantısı sağlayan özel adaptörler bulunuyor ama bu istisnai bir durum. Genelleme yaparsak tüpümüz otomatik de olsa manuel de olsa ters bağlantıda elektrik bağlantısı sağlayamayız. Diyaframı lens üzerinden manuel ayarlamak ve diyaframı kıstığımız ölçüde karanlık vizör’e alışmak zorundayız.

Testte kullanacağımız lensler şunlar:

  • Pentax SMC M 28mm f2.8
  • Pentax SMC M 50mm f1.7
  • Volna 9 50mm f2.8 Macro
  • Tamron 90mm f2.8 Macro
  • Pentax SMC K 135mm f2.5

Listeye özellikle 2 tane farklı 50mm lens ekledim. Bir tanesi çoğumuzun elinde olan standart 50mm lens sınıfında yer alırken Volna 9, 0.5X büyütmeli bir yarım makro lens olarak farklı bir sınıfta bulunuyor.

Büyütme miktarını ölçmek için kırtasiyelerde satılan milimetrik kağıtlardan kullandım. Küçük karelerin kenar boyu 1mm. Bu fotoğrafları işlerken sadece ışık/kontrast vs. için Photoshop otomatik düzeltme komutu uyguladım, çekim sırasında büyütme ölçümü dışında estetik anlamda hiçbir şeye dikkat etmedim. Bu yüzden renk ve aydınlatma uygunsuz seviyelerde olabilir, diyaframlar tam açık olduğu için keskinlik sorunlarını da göz ardı edelim. Burada amacım fotoğraf çekmek değil ölçüm yapmak.

Fotoğrafı çekerken kağıda olan uzaklığı ölçtüm. Bu ölçümleri lensin camından değil, en çok dışarıya uzanan parçasından, kağıda en yakın yerinden yaparak pratiğe daha yakın olan bir değer vermek istedim. Çekim esnasında cam değil böceğe en çok yaklaşıp onu ürkütecek parçanın mesafesi bizim için esas mesafe.


Pentax SMC M 28mm f2.8

Günlük normal kullanımda oldukça başarılı ve keskin bir lenstir. Makro çekim yapanlar tarafından ters bağlantıda çok tercih ediliyor. Küçük ve hafif olduğu için günlük çekimde ben de çok kullanıyorum. Tam manuel olmasını özellikle ters bağlantıda avantaj olarak görüyorum. Manuel bir lenste diyaframı kendimiz istediğimiz değere getiriyoruz. Bazı otomatik lenslerde diyafram halkası manuel ayarı bulunmuyor. Bunlar ters bağlandığı zaman diyafram en kısıkta kalabiliyor. O zaman (varsa) lens üzerindeki diyafram mandalına kağıt sıkıştırarak diyafram açmaya çalışıyoruz ve ayarladığımız değeri ölçemiyoruz. Tam manuel lenslerin böyle sorunları yok.

Lensimizi tek başınayken 29 cm olan en yakın odak mesafesinde kullandığımızda elde ettiğimiz büyütme 0.13X seviyesinde kalıyor. Close-up olarak bile iş görmeyecek seviyede, makro çekimden uzak bir büyütmeye imza atıyor. Deformasyon yüksek. Açık diyaframın etkisiyle merkezden uzaklaştıkça keskinlik hızla azalıyor.

Geniş açı lensleri tüp üzerinde düz bağlarken bazen tüp o kadar uzun kalıyor ki odaklama mesafesini lensin içine bile taşıyabiliyor. Öyle bir durumda hiçbir şekilde net görüntü oluşturamıyoruz. Bu lenste de sadece 20mm uzunluğunda ince bir tüp parçası kullanabildim. Daha uzun tüplerde netleme gerçekleşmedi. 20mm’lik parçayla büyütme miktarı 0.82X seviyesine yükselirken çalışma mesafesi pek kabul edilemeyecek 3cm civarına düştü. 28 mm lensimizi düz bağlama ile makro fotoğraf çekiminde kullanmak inatlaşmak demek. Ama bu inatlaşmanın çok farklı meyveleri var. Geniş açı lenslerle makro çekim konulu bir diğer yazıyı inceleyerek o dünyaya da bir giriş yapabilirsiniz. 

Not: Ters lens bağlantıda Pentax M 28 parlak bir performans gösterecek.


Pentax SMC M 50mm f1.7

50mm tam manual lensler arasında bilinen bir lens olan Pentax 50mm yine makrocuların ters bağlamayı sevdiği lenslerden. Keskinlik ve renk kalitesi açısından yüksek notlar alan Pentax SMC M 50mm f1.7’yi düz bağlı iken test edelim.

Pentax 50mm yalın halde 45cm mesafeden 0.15X, 1 set tüp ile 5cm mesafeden 1.31X, 2 set tüp ile 4cm mesafeden 2.44X büyütme veriyor.

Lensimiz 68mm uzunluğundaki 1. tüp setimiz ile 1.31X büyütme vererek makro çalışma seviyesine yükseldi.

50mm ile 2.44X gibi “extreme macro” seviyesine girebilecek bir büyütmeye 2 tüp ile çıkabiliyoruz. Ancak çalışma mesafesi 4cm ölçü ile biraz kısa, optik deformasyon ve kenarlarda netlik kaybı gözleniyor. Fotoğrafı çekerken açık diyafram kullanmış olmam bu istenmeyen etkileri güçlendiriyor.

Not: Pentax M 50mm lens ters bağlantıda oldukça başarılı olacak


Pentax SMC K 135mm f2.5

Pentax’çıların keskinliğiyle yere göğe koyamadağı eski manual lenslerden K serisi 135mm lensimiz daha çok portre fotoğrafçılarının tercih ettiği lensler arasında yer alıyor.

Makro tüplerimiz ile neler yapabiliyoruz bir bakalım.

Pentax K 135mm solda 1 set tüp ile 45cm mesafeden 0.61X büyütme veriyor. Ortada 2 set tüp ile 35cm mesafeden 1.06X büyütme veriyor. Sağda 2 set tüp için örnek fotoğraf

1:1 boyutunda çalışabildik ama ağır bir lensi çok fazla uzatıp bayonete yük bindirdik, oldukça hantal bir ekipman elde ettik. Bu şekilde elde çekim yapmak çok rahatsız edici olacaktır. Pentax 135 lensimizi makro seviyesine getirmek için 2 set tüp kullanmak zorunda kaldık. Görüldüğü gibi lensin odak uzunluğu yükseldikçe büyütmeyi tüp ile arttırmak zorlaşıyor.

Bu lens ile dikkatimizi çeken bir diğer nokta da “flat field” olarak adlandırılan deformasyona uğramayan çizgiler oluyor. Kenarlara doğru netlik kaybı da minimal seviyede. K 135 lensi optik olarak iyi iş çıkarıyor.


Sonraki 2 lensimizi ayrı bir gözle ele almak gerek. Çünkü bunlar makro lensler. Tasarım olarak tüp kullanmadan bile makro çekebileceğimiz, çok yakına netleme yapabilen lensler. Keskinlik olarak üst seviyedeler. “Flat field” yani deformasyon içermeyen odak düzlemlerine sahipler.  Bakalım makro uzatma tüpleri ile neler değişiyor.

Volna 9 50mm f2.8 Macro

Elimdeki versiyonu 1987 üretimi olan tam manual Rus lensi Volna 9 belli bir hayran kitlesi olan, kontrastı çok yüksek ve çok keskin bir lens. Kendine özel yıldız şeklinde bir diyaframa sahip. f2.8 diyafram değerinde çok yumuşak bir bokeh karakteri var. Volna 9 bir makro lens olmasına rağmen eski nesil olduğu için 0.5X büyütme değeri ile çalışıyor. Böyle 0.5X lenslere yarım makro adı veriliyor.

Volna 9 herhangi bir tüp takmadan yaptığım ölçümde tam olarak 0.5X büyütme verdi. Keskinlik ve çizgilerin paralelliği yine makro lenslerin karakteristiği olarak göze çarpıyor. Çalışma mesafesi olarak 9cm ölçümlüyoruz.

68mm uzunluğunda 1 set makro tüp ve sonra 2 tüp seti ile birlikte test ettiğimizde büyütmenin oldukça arttığını görüyoruz.

Volna 9 ile tüp kullanımında 3X’e kadar çıkabiliyoruz. Görüntü kalitesinden yana sorunumuz yok ama çalışma mesafesinin 1cm’e inmesi aydınlatmada sorun çıkarıyor. 0.5X lensimizi belli seviyeye kadar makro tüpler ile kullanabiliriz belki ama uzun tüpler ile  kullanım pratikte pek mümkün olmayacaktır.

Bu yaptığım testte Volna 9 bir kez daha gönlümde taht kurdu. Pırıl pırıl görüntü, canlı renkler ve krema yumuşaklığında bokeh karakteri bu lensi benim için vazgeçilmezler arasına sokuyor.

Volna 9 çiçek, kelebek gibi düşük büyütmeli makro fotoğraflarda ve portre çekimlerinde çok başarılı. Başka bir inceleme yazısını hak ediyor.


Tamron 90mm f2.8 1:1 Macro

Tamron 90 hakkında çok konuştum, çok da konuşacağım. Düşük büyütmeli close-up çekimlerden ek cihaz ile 2X büyütmeye kadar olan aralıkta çalışma imkanı veren çok sevdiğim bir lens. Portre ve makro alanlarında genel ihtiyaçlarınıza cevap verebilecek seviyede kullanışlı. Saha çekimlerine çıkarken amacım ne olursa olsun Tamron’u her zaman yanıma alırım. Açık havada Raynox DCR 250 ile çok iyi arkadaşlık yapıyor.

Tek başına 1:1 büyütme sağladığını zaten bildiğimiz lensimiz milimetrik kağıt ile tam da makinamızın sensörünün boyutunu gösterecek bir fotoğraf oluştururlar. Bu bakış açısıyla 1:1 lensler sensör boyutumuzu ölçmemize de imkan sağlıyor 🙂

İlk fotoğraftaki (1:1) kareleri sayarsanız Pentax K-x’in sensör boyutu olan 23.6mm x 15.8mm ölçüsünü göreceksiniz. Bu durum sürpriz değil tabi. Bu fotoğrafı çekmemdeki amaç diğer tüm büyütme miktarlarını ölçmemi sağlayacak bir karşılaştırma sağlaması. Bu fotoğrafta 1 karenin 184 piksel olduğunu görüyorum. Başka bir ekipmanla çektiğim fotoğraftaki kare boyutu ile kıyaslayıp büyütme değerini hesaplıyorum. İki farklı fotoğrafta görünün kare sayılarını oranlayarak da aynı hesabı yapabilirsiniz.

Tamron 90mm tele bir odak uzunluğuna sahip olduğu için (90mm) makro uzatma tüpünün getireceği ek büyütme çok olamıyor. Daha doğrusu uzun tüplere ihtiyaç duyuyor.

Örnek fotoğraflara hemen bakalım

Tamron 90mm, Volna 9’da olduğu gibi makro çekim amaçlı imal edildiğini hemen belli ediyor. Renkler ve keskinlik kenarlar dahil istenen seviyede. 90mm olmasının getirdiği çalışma mesafesi avantajı yüksek büyütmelerde böceği kaçırmadan yaklaşma imkanı tanıyor.

Sonuç olarak makro uzatma tüpü kullanımı ile düz bağlı lens kullanacaksak seçeceğimiz lensler gerçek makro lensler olmalı. Günlük kullanım için yapılmış lensleri düz bağlantı ile çok iyi noktalara taşıyamıyoruz. Büyütmeyi artırabilsek bile keskinlik çok iyi olmuyor.

Makro uzatma tüplerinin farklı kullanım alanları

Tüpler sihirli değnek gibiler. Her yere, her bağlantıya uyum sağlayıp araya girebiliyorlar. Makro ile fazlaca haşır neşir olacaksanız farklı özelliklerde birkaç set tüp almanızı tavsiye ederim.

Gövde ile aynı bayonet tüpler

Bunları ters bağlantıda, düz bağlantıda her türlü kullanabiliyoruz. Bir de ben özellikle körük bağlantılarında körüğü gövdeye doğrudan bağlamıyorum. Gövdeye çok yakın olursa döndürürken çarpma yapabiliyor. Gövde ile körük arasına ince bir tüp koyarak tak-çıkar işlemini kolaylaştırıyorum. Aynı şeyi bazen körüğün önüne de yapıyorum. Lensi doğrudan körüğe bağlamak yerine körük ile lens arasına ince bir tüp eklemek kolaylık sağlıyor.

Tele lenslerde lensin izin verdiği mesafeden daha yakına netlemek için ince tüp kullanıyorum. Yakına konan bir kuşu lens izin vermediği için fotoğraflayamamak can sıkıcı oluyor. Bunu tüp ile aşabiliyoruz.

M42 tüpler

M42 eski bir bayonet standardı. Vidalı diye geçer. Lens, körük, tüp olsun M42 standardında olan ekipmanlar genellikle modern olanlardan çok daha uygun fiyata alınabiliyor. M42 sistemler adaptörler ile her tür bayonet sistemine çevrilebiliyorlar. Bu yüzden M42 benim için bir ara geçiş standardı oldu. Örneğin RMS mikroskop lensi için RMS-Pentax adaptör aramaktansa RMS-M42 adaptörü alıyorum. Ve şu anda Sony kullandığım için RMS-Sony adaptörünü tekrar aramam gerekmiyor. M42-Sony adaptörüm zaten olacağına göre tüm sistemi aynen Sony ile kullanıyorum.

M42 adaptörler tüm sistemler için çok yaygın ve çok ucuz. Dolayısıyla M42 tüpler de her tür sistem için geçiş elemanı olarak çok kullanışlı. Tavsiye ederim.

Not: M42 full-frame ile uyumlu bir standart olduğu için full-frame gövdelerde köşe kararması yapmaz.

M39 tüpler

M39 Leica markasının kullandığı, M42’nin küçük kardeşi olan sistem. Bizim için önemi agrandizör lenslerinden geliyor. Bu lenslerin neredeyse hepsi M39 bayonet kullanıyor. Makro çekimde agrandizör lenslerini ters bağladığımız için M39 ucunu kullanmıyoruz ama M39 tüp bizim için yine çok önemli.

Lensi düz bağlayarak genel amaçlı kullanabilirsiniz. Agrandizör lenslerinde focus halkası olmadığı için tüp ya da körük bağlayarak odaklamayı belli bir mesafeye getirmemiz gerekir.

Lensi ters bağladığımızda ise başka bir işe yarıyorlar. Dışa bakan m39 tarafına kısa bir tüp takarak “hood” yapmış oluyoruz. Fotoğrafımızın kontrastını arttırmanın en basit yöntemlerinden biri böyle bir gölgelik kullanmak.

Ayrıca hoşlanabilirsiniz