Diğer yazılarda defalarca tekrarlamış olabilirim ama giriş için tekrar bir değineceğim. Biliyorsunuz makro fotoğraf çekenlerin büyük dertlerinden biri net alanın çok dar olması. Net alanımızı diyafram kısarak biraz artırma imkanımız olsa da bu oldukça sınırlı. Belli bir değerden daha fazla diyafram kısmak fotoğrafın kalitesine ciddi zarar veriyor. Diffraction dediğimiz ışık davranışına yol açarak kabaca bir suluboya etkisi yaratıyor. Detay alamaz hale geliyoruz.
Bu yazıda makro fotoğrafçıların bu büyük bir derdine çözüm olan yöntemi tanıtacağım.
Odak istifleme – Focus stacking
Günümüzde focus stacking olmadan makro fotoğraf olmuyor
“Focus stacking” bir fotoğraf işleme tekniği. Dijital dünyanın bize bir hediyesi. Filmli fotoğraf zamanında tek bir kare ne veriyorsa onunla yetinmek zorundaydık. Dijital fotoğrafa geçtikten sonra da önce işin teorisi, sonra da yazılım kısmının olgunlaşması gerekti. Artık hepsine sahibiz. Bu teknik ile fotoğrafları işleyerek net alan darlığını giderecek bir çalışma yapabiliyoruz. Ama bu yazıda işlemin nasıl yapıldığını fazla anlatmayacağım. Yine de en sonda kısa bir örnek video bulabilirsiniz. Burada daha çok ne olduğuna ve örneklerine bakacağız. İşin uygulama püf noktaları başka yazılara kalsın.
Stüdyo çekimi focus stacking

Focus stacking genellikle stüdyo çekimlerinde kullanılır. Stüdyo derken bildiğiniz fotoğraf stüdyolarını düşünmeyin 🙂 Kontrollü ortam anlamında kullanıyorum. Evde bu iş için ayrılmış küçük bir köşe yeterli. Fotoğraf makinamızı ve ışıklandırma düzeneklerimizi sabitliyoruz. Konu, yani böceğimiz de karşısında sabit duruyor. Arkaplan vs. her şey önceden ayarlanıyor. Bunlar bizim mini stüdyomuz oluyor. Her şey yerinde sabit durduğu için ve böceğimiz genellikle ölü olduğu için yüksek büyütmelere rahatlıkla çıkabiliyoruz.
Sorunumuza tekrar dönelim. Özellikle yüksek büyütmelerde alan derinliğimiz o kadar daralıyor ki tek bir fotoğrafa baktığımızda ne çektiğimizi bile anlayamıyoruz. Aşağıdaki fotoğraf yanındaki minimal stüdyo düzeni ile çekildi.
Durumun ciddiyetini vurgulamak için Lomo 8X mikroskop objektifinden örnek verdim. “Ne olduğu anlaşılıyor” diyenlere lafım yok, isteyen bu şekilde de kullanabilir 🙂
Buradaki cismin tamamını net olarak görüntülemek için zahmetli bir sürece giriyoruz. Her seferinde net görebildiğimiz bölümü küçük bir miktar ileri kaydırıp bir fotoğraf daha çekiyoruz. Bu şekilde tekrar tekrar netliği başka bir bölüme kaydırıp çekime devam ediyoruz. Lens cinsi, büyütme faktörü ve nesnenin büyüklüğüne bağlı olarak bu süreç yüzlerce fotoğraf çekimine kadar gidiyor. Böyle bir dizi çekim sonunda elde ettiğimiz fotoğraflar içinde böceğin her bölgesine ait net görünen kısımlar bulunuyor olmalı. Hiçbir bölgeyi kaçırmadan çekimi tamamlamamız gerekiyor.

Sonra ikinci zahmetli çalışmaya geçiyoruz. Amacımız bunları birleştirip tek bir “tamamı net” resim elde etmek. Bunun için Photoshop, Zerene Stacker, Helicon Focus yada Affinity Photo gibi yazılımlar kullanılıyor. Çektiğimiz kareleri sıralı bir şekilde programa tanıttıktan sonra “focus stacking” işlemini başlatıyoruz. Fotoğrafların sıralı olmasından kastım önden-arkaya ya da arkadan-öne doğru kayan bir net alan olması. Bu şekilde yapmak her zaman şart değil ama daha başarılı bir sonuç veriyor. Program belli bir seviyeye kadar otomatik işleyip bir sonuca ulaşıyor. Bunu yaparken net alanları tespit ediyor. Piksel renk geçişleri ve kontrast farkları netlikte daha belirgin olduğundan programlar hangi fotoğraflarda resmin neresi net anlıyorlar ve o kareden sadece o net bölgeyi alıyorlar.
Sonrasında mouse’u elimize alıp sorunlu bölgeleri biz işliyoruz. Gerekirse tek tek bütün karelere göz atıp detay problemi olan yerlere kendimiz detay taşıyoruz. Bir süre uğraştıktan sonra ödülümüze ulaşıyoruz:

Bu zıplayan örümcek fotoğrafını elde etmek için 126 kare çekim yapıldı. Çekimlerde her zaman RAW format tercih ediyorum. Bu sayede ışık sorunlarının çoğu sonradan PC ortamındaki düzenlemelerle toparlanabiliyor. Aşırı parlak, aşırı karanlık görünen yerlerdeki detaylar ortaya çıkarılabiliyor.
126 çekim için RAW-JPEG çevrimi, kaba işlem ve makyaj aşamaları toplamda birkaç saat zaman aldı. Bu işten zevk almıyorsak sıkıcı denebilecek kadar uzun bir süre. Ortaya çıkan sonuç buna değer mi tartışılır. Ama ben zevk alıyorum ve bu fotoğrafı elde etmenin başka bir yolu yok. Modern ekipmanlar ve hızlı bilgisayarlar ile tüm işlemler çok daha hızlı yapılabilir.
Elde çekim ile focus stacking
Focus stacking için her zaman kurulu bir sete ihtiyacımız yok. Açık havada yaptığım çekimlerde bazen elde çekimi tercih ediyorum. Böylece kısa zamanda çok sayıda böcek türünü fotoğraflamam mümkün oluyor. Peki o zaman ne yapıyorum?
Elde çekimde 1X-4X arası büyütmeler kullanılıyor. Bu büyütmelerde mikroskop seviyesinde alan darlığı sorunları ile boğuşmasam da makronun her seviyesinde bu problem yaşanıyor. Uygulamada böcek hareket etmeden en seri şekilde 15-20 fotoğraf çekmeye çalışıyorum. Bunu yaparken düzenli şekilde öne ya da arkaya hareket eden bir netlik yaratmaya çalışıyorum. Daha sonra sonuçlara bakınca çoğu zaman tam istediğim yere odaklayamadığımı görüyorum. Aşırı kaymış kadraj, hep aynı yere netlenmiş çok sayıda resim, ya da hiç net görüntüsü olmayan bölgeler (kayıp kareler) ile karşılaşıyorum. Bu ihtimalleri azaltmak için çekim sayısını cömert tutmam gerekiyor. Bir fotoğraf elde etmek için çekilen resimlerin yarısı çöpe gidiyor. Örnek:

Bu fotoğraf dizisini dikkatli incelerseniz her birinde kadraj az ya da çok farklıdır. Kimisinde örümceğin bacakları kadraj dışında kalmış, kimisinde de netlik aynı bölgede tekrar etmiş. Bu tür durumlarda diğer 3 programa göre Photoshop çok daha başarılı sonuçlar üretiyor. İşlem sonunda birleşmiş resme göz attığımızda yeterli netlik elde etmiş bulunuyoruz. Bu örnekte çekimdeki örümceğin arkada kalan karın kısmı bilerek flu bırakılmış. O kısım ile de ilgilenseydik fazladan bir 10 fotoğraf daha çekmemiz gerekecekti.

“Bu ne biçim kadraj? Örümceği ortalamamış, yarısı kopmuş gitmiş.” diyebilirsiniz. Evet öyle de olmuş. Bu kadarı olabilmiş. Mükemmel bir örnek de koyabilirdim ama elde çekimde mükemmeli ender durumlarda yakalayacaksınız. Çöp olmayacak kadar iyi, yani elde çekim için hedefe ulaşmış diye düşünmek gerek.
Arazide focus stacking
Elde çekim dediğim zaten arazide yapılıyor. Öyleyse bu başlık nedir? Arazide asıl güzellik doğal ışık kullanımı ile oluyor. Bunun için evde kullandığımız stüdyo düzeneğinin bir benzerini yanımızda taşımamız gerekli. Rüzgar, ışık ve canlı böceklerin getirdikleri tüm zorluklara rağmen makroda yapılan en iyi işler bu şekilde ortaya çıkıyor. Ayrı yazılarda bunları ele aldığım için tekrar anlatmadan bazı linkler veriyorum:
Açık hava – doğal ışık – uygulamalı makro
Serin havada doğal ışık ve focus stacking
Doğal ışıkta yardımcı ekipmanlar, tripod ve tutucular
Focus stacking zorlukları
Öncelikle hem çekim hem de resimlerin işlenmesi aşamalarında ciddi emek harcamak gerekiyor. En büyük zorluk bu vakti oluşturmakta yatıyor. Ama bu kendimizle ilgili bir şey, bu işten zevk alan kişiler olarak bu söylediğimi geri almam lazım. Buna zorluk dememek gerek. Bu bizi makro fotoğrafçı yapan şeyin ta kendisi. Gelelim gerçek zorluklara,
Stack dizisinde net olmayan bölge
Çekimi yaptık. Yüzlerce fotoğraf çektik. Bilgisayar başına geçtik işliyoruz. Farkediyoruz ki net alan kaydırma yaparken bir bölümde atlama yapmışız. Orada şerit şeklinde bir alan net değil. Gayet can sıkıcı olan bu durum kaydırma işini iyi yapamazsak ya da kaydırma miktarını hesaplayamazsak başımıza geliyor. Bende daha çok sabırsızlıktan oluyor. Sonucu hemen görmek istediğim için adım boyunu geniş tuttuğumu acıyla farkediyorum.
Kaba raylar ya da körük rayları hassasiyette bazen yeterli gelmiyor. Ne kadar çabalasak da kaçan bölgeler oluyor. Kaydırma için ideal araçlardan biri olan Newport Linear Stage cihazlarını bir sonraki yazıda inceleyeceğim.
Canlı böcek çekimi ve kıpırdanma

Stüdyo çekimi ve yüksek büyütmelerde her zaman ölü böcek kullanacak değiliz. Canlılar üzerinde de bu yöntemi uygulayabiliriz. Sadece daha çok sabır ve daha çok en baştan alma ihtiyacı olacak, bunu göze almak gerek. Böceğimizi ciddi bir hareket, pozisyon değişimi gibi bir şey yaptıysa genellikle tüm çekimi çöpe atmamız gerekiyor. Aynı şey kadraj için de geçerli. Çekim bitmeden fotoğraf makinası ya da böceğin bulunduğu yaprak/dal yerinden oynarsa işlem iptal edilecek demektir.
Ancak bir seviyeye kadar telafi mümkün. Yukarıda gördüğünüz animasyon 12X büyütmede canlı bir ağaç biti için elde ettiğim 35 adet focus stack karelerinin birbiri ardına gösterimi ile elde edildi. Netlik her karede önden arkaya doğru biraz ilerliyor. Çekim sırasında ağaç bitinin gayet hareketli olduğunu görüyorsunuz. Yine de bu karelerin birleştirilmesi sonucu sorunsuz bir tek net kare elde edilebiliyor.

Değişken ışık koşulları
Focus stacking çekim işlemi dakikalara yayılan, zaman alan bir işlem olduğu için her karede tamamen aynı ışığı elde etmek mümkün olmuyor. Özellikle doğal ışık kullanımında doğal koşullara bağlı olarak ışık sürekli değişiyor. Bulut geçmesi, güneşin açısı, sallanan ağaçlar vs. her şey ışığın miktarını ve rengini etkiliyor. Kullandığımız yazılımlar güçlü ama tamamen etkili değil. Değişken koşullar çekim dizisinde hangi fotoğraflara denk geldiyse nihai sonuçta o fotoğraflardan gelen bölgeler üzerinde renk haleleri şeklinde farkediliyor ve istenmeyen bir etki yaratıyor. Bize ek iş çıkarıyor.
Önlem olarak işimizi hızlı bitirmeye çalışıyoruz. Özellikle değişken hava, hareketli böcek, rüzgar riski gibi durumlarda kaliteden ödün versek bile işi hızlandırmamız lazım.
- Yardımcı ekipmanlar kaliteli ise bu en büyük yardımı sağlıyor. İyi bir tripod, kafa ve ray, sağlam tutucular, harici deklanşör, EFSC destekli gövde… Bunlar güzel şeyler 🙂
- Diyaframı biraz fazladan kısarak adım boyunu arttırabiliyor, toplamda daha az fotoğraf çekerek süreyi azaltabiliyoruz.
- ISO’yu biraz arttırıp pozlama süresini kısaltarak zamandan kazanabiliyoruz.
- EN ÖNEMLİSİ mümkünse tüm focus stacking çekimini otomatik olarak yapan gövdelerden edinebiliriz. Dakikalar süren işi saniyeler içinde bitirebiliriz. Örnek Olympus OM-D serisi.
- Otomatik çalışan makro raylardan alabiliriz. Böylece belli bir lens veya gövdeye bağlı kalmadan tüm çekim işlemi otomatik olarak yapılabilir.
Pil bitmesi
Fotoğraf çekimine başlamadan önce makinemiz ve varsa flaşımızın pillerini kontrol etsek iyi olur. İşin tam ortasında pil bitmesi çok can sıkabilir. Yedek pilimiz olsa bile pil değiştirmek makineyi yerinden oynatacağı için aynı kadrajı elde edemeyeceğiz ve en başa döneceğiz.
Hafıza kartı dolması
Aynı şekilde çalışma ortasında yeni bir hafıza kartını takmak ya da içinden eski resimleri silmek kadrajı bozacak ve çalışmamızı en başa döndürecektir. Kadrajı bozmayacak kadar dikkatlice yapsanız bile vakit kaybı ve can sıkıntısı yaratacaktır. Başlamadan önce yeterli boş hafıza bulunduğunu kontrol edin.
Son olarak Photoshop ile sorunlu bir çekimin bile bazen başarılı şekilde işlenebileceğini gösteren kısa bir video ekliyorum. Bu çekimi uzun bir süre önce yapmış ve sorunlu olduğu için işlememiştim. Normalde böyle fotoğrafları eve dönünce hemen siliyorum. Bu bir şekilde kurtulmayı başarmış. Ben de bir şans vermek istedim ve Photoshop algoritması beni şaşırtmayı başardı. Böceğin her karede arkaya doğru kaymasına rağmen focus stacking işlemi başarılı bir sonuç üretti. Hareketten kaynaklanan antendeki minik “çift anten” görünme problemini de silerek hızlıca düzelttim ve işlem tamam.
