Teleconverter kelime anlamı olarak tele çevirici, yani bir lensin odak uzaklığını artırıcı demek. Bu artırma işini belli çarpanlar oranında yapıyor. Edinebileceğimiz 1.4X, 1.5X, 1.7X, 2X, 3X gibi çeşitli güçte teleconverter’lar bulunuyor. Yine her birinde otomatik diyafram, autofocus desteği gibi fiyatı yükselten özellikler olabiliyor. Makroda bu tür otomatik özellikler olmasa da bir şey kaybetmiyoruz. Autofocus makro lens yazısında bu durumu incelemiştik.
Örneğin elimizde 100mm bir lensimiz varsa ve bunu 2X teleconverter ile kullanıyorsak 200mm bir lens elde ediyoruz. Bunun karşılığında diyafram değerinden ve görüntü kalitesinden fedakarlık ediyoruz. Örneğin 2X bir teleconverter 2 stop ışık kaybına neden olur, yani f/2.8 lensiniz f/5.6 gibi davranır.
Teleconverter kullanımı tele lens (örneğin kuş fotoğrafı çekimi) dünyasında geniş yer buluyor. Genelde hep bu tarz yorumlara denk geliyor. Oysa makro çekimde kullanmak gibi bir şansımız da var. Ters-düz lens, tüp, körük her ne kullanırsak, bu düzeneğin arkasına bir teleconverter takarak büyütme gücünü teleconverter çarpanı oranında artırabiliyoruz.
Peki görüntü kalitesinden feda edeceksek teleconverter kullanmayı neden tercih edelim? Açıkçası ben artık tercih etmiyorum. Bu durum elimizdeki teleconverter kalitesi ile doğrudan alakalı. Benim test edebildiğım 3 farklı teleconverter var, üçü de 2X çarpanlı. Günlük olarak kullanmama sebebim bu. Düşük çarpanlı teleconverter’lar kaliteyi pek bozmadan büyütme sağlayabiliyorlar ama 2X ve üzeri olanlar hissedilir derecede bozulma yaratıyorlar.

Ne zaman teleconverter kullanmalıyım?
Lensimizin odak uzunluğu büyüdükçe teleconverter yardımımıza yetişecek bir araç olarak karşımıza çıkıyor. Önemli 2 özelliğiyle makroda teleconverter kullanmayı tercih edebiliriz.
- Lensleri yüksek büyütmeye zorlamak için makro tüp kullanıyoruz biliyorsunuz. Örneğin 100mm bir lensi 2 kat büyütmeye zorlamak için bir o kadar tüp uzunluğu gerekiyor. Bunun yerine bir teleconverter kullanarak daha taşınabilir bir çözüm yaratabiliyoruz.
- Tüp kullandığımız zaman çalışma mesafemiz kısalıyor. Objeye çok daha fazla yaklaşıp ürkütüyoruz. Ya da o bizi ısırmayı/sokmayı tercih ediyor! Teleconverter kullandığımız zaman çalışma mesafesi değişmiyor. Sadece büyütme miktarını artırıyoruz.
Çalışma mesafesini koruyarak büyütme yapabilmek bence öne çıkan güzel bir özellik.

Uygulamalı kısımda Pentax Rear Converter A 2X-S modelini konuk edeceğim. Bu teleconverter ile “Bi ters, bi düz” yapıp Tamron 90mm f2.8 macro lens ve ters bağlı Rodagon WA 40mm agrandizör lensini deneyeceğiz.
Konu mankeni olarak soğuk ve yağışlı bir havada uygun model arayışım sonuç vermeyince üzerinde kuş tüyü bulunan bir bibloyu seçtim. Zorlu bir konu olacak şekilde yüksek kontrast ve yeterli detay içermesi kuş tüyünü uygun bir test aracı yaptı. Kırmızı halka içine aldığım bölüm test fotoğraflarında kullandığım yeri gösteriyor.
Tamron 90mm ve Teleconverter Kullanımı
Tamron 90mm temel kıyaslama aracı olarak birçok testimde yer alan benim için vazgeçilmez bir lens. Tamron’u yine en yakın çalışma mesafesi ve 1:1 büyütme değeri ile deneyeceğiz.

Örnek fotoğraflarda teleconverter’in yol açacağı kalite kaybını vurgulamak için netliğin iyi olduğu bir bölümden bir parçayı biraz da abartılı şekilde büyüterek verdim. Normal şartlarda böyle %200 şeklinde zoom yapmadan bakılırsa durumun o kadar da kötü olmadığını farkedebilirsiniz. Örnekleri tıklayıp büyüterek incelemenizi tavsiye ederim.
Tamron 90mm 1:1 büyütmede f11 değerinde kendisinden beklediğimiz gibi keskin ve renk açısından sorunsuz bir sonuç veriyor. Minimal düzeyde “chromatic aberration” (sınırlarda kırmızı ve yeşil tonlarda halelenme) var. Dikkatle bakılmadıkça görülmüyor.
Rear Converter A 2X-S bağladıktan sonra kaybettiğimiz ışığı telafi edip diffraction’dan kaçınmak için diyaframı biraz açmam gerekiyordu. Bu yüzden Tamron 90’ı f11 yerine f8 değerinde kullanarak çalıştım. 1X yerine 2X büyütme aldım ancak CA bozulmaları hayli arttı. Özellikle kırmızıya kaçan haleler belirgin düzeye geldi.
Ters Bağlı Rodagon WA 40mm ve teleconverter kullanımı
Bu lensi seçmemde özel bir sebep yok. Sadece şu anda elime en son geçen lens olduğu için biraz da test etmek amaçlı burada kullandım.

Rodagon 40mm 1 set tüp üzerine ters bağlı şekilde 2.6X büyütme veriyor. Teleconverter’ımızı bağladığımızda büyütme 2 kat artıp 5.2X’e çıkacak. 5X gibi seviyeler normalde daha özel lensler ister. Geniş açı agrandizör lensleri, özelleşmiş makro lensler ve mikroskop lensleri daha keskin görüntüler sunar. Ancak teleconverter ile yine de kullanılabilecek sonuçlar alabiliriz.
Teleconverter kullanmadan Rodagon 40mm keskin sonuçlara imza atıyor. Büyütme bir önceki teste göre daha yüksek olduğu için diyaframı fazla kısmayıp f8 değeri ile kullanıyoruz. Renk bozulması minimal düzeyde.
Teleconverter’ı bağladığımızda f5.6 değerini tercih ettim. Örnek fotoğrafta aynı şekilde CA renk bozulmaları karşımıza çıkıyor. Ancak bunların işlenmemiş fotoğraflar olduğunu düşünürsek durum kabul edilebilir seviyede diyebiliriz.
Not: Örnek resimlerde beyaz ayarı dengeleme dışında hiçbir müdahaleye gitmedim. CA düzeltmesi, kontrast yükseltme ve keskinlik filtreleri uygulayarak fotoğraf kalitesini daha üst seviyelere taşıyarak gayet güzel sonuçlar alabilirsiniz. CA renk bozulmaları bilgisayar ortamında artık ciddi bir sorun olmaktan çıktı. Kolayca düzeltmek mümkün olabiliyor.
Not2: 2X yerine daha düşük çarpanlı bir teleconverter edinirseniz bozulmaları çok daha az yaşama şansınız olur. APO cam içeren teleconverter’larda CA sorunu ile karşılaşma ihtimaliniz çok daha düşüktür. Her tür makro düzeneğine ilave büyütücü olarak bunu katabilirsiniz.
Güncelleme
Yazının yayınlanmasından bu yana geçen sürede farklı teleconverter’lar deneme imkanım oldu. Şu anda elimde 6 tane bulunuyor. Bunlar arasında 2 tane 1.5X, 1 tane de 1.7X çarpanlı olanlar var. Beklediğim gibi düşük çarpanlı olanlar 2X’e göre daha başarılı. Daha az bozulma görülüyor.
Fakat makro çekimde teleconverter kullanma oranıma baktığımda neredeyse “sıfır” olduğunu görüyorum. Elimdeki ekipman zenginleştikten sonra teleconverter benim için sadece aynalı lensim ile yüksek yakınlaşmalarda severek kullandığım bir araca dönüştü. Makro tercihimden tamamen çıktı.
Bu da çok doğal. Elinde örneğin 5X için uygun lens olan hiç kimse 2.5X için uygun olan diğer lensini teleconverter bağlayıp 5X olarak kullanmaz. En uygun lensi tek başına kullanmak her zaman daha iyidir. Bu durumda teleconverter seçeneği kısıtlı ekipman sahibi arkadaşlar için daha değerli oluyor.
Son olarak teleconverter’ın en güçlü özelliğini tekrarlamak istiyorum. Makro çalışırken zaman zaman mesafe ciddi sorun oluyor. Teleconverter bağladığımızda çalışma mesafesinden kaybetmeden ek büyütme sağlıyoruz. Bunu sağlayan başka bir araç yok.
